TÜRKİYE’DE NÜFUS

NÜFUS :

Sınırları belli bir alanda yaşayan insan
sayısına nüfus denir. Dünya tarihinde il knüfus sayımı yapan ülke Danimarka olmuştur. Ülkedeki asker sayısını öğrenmek için bu sayımı gerçekleştirmişlerdir. Osmanlı döneminde ilk nüfus sayımı II.Mahmut zamanında yapılmıstır. Cumhuriyet dönemi Türkiye’de ise ilk nüfus sayımı 1923 yılında yapılmıştır.
Nüfus sayımları sonucunda;
• Nüfusun sayısı
• Artış hızı
• Yaş grupları
• Cinsiyet durumu
• Eğitim durumu
• iç ve dış göçler
• nüfusun sektörel dağılımı

Bir ülkenin nüfusunun niteliklerini
bilmesi, kalkınma önceliklerini belirlemesi
açısından önemlidir.
Yeryüzünde nüfus dağılışını etkileyen faktörler:
• iklim ve bitki örtüsü
• Yükselti ve yer şekilleri
• Denizler, göller, akarsular
• Yer altı zenginlikleri
• Toprak verimlilikleri
• Enlem
Dünyada nüfus dağılışına kıtalar genelinde
bakıldığında en sık nüfusa sahip alan kıta Asya kıtası
en az nüfusa sahip kıtaların başında ise Avustralya ve Afrika kıtası gelmektedir. Asya kıtasında özellikle
Çin,Hindistan,Endonezya ,Malezya,Pakistan gibi ülkelerde nüfusun 1 milyar ve üzerinde olduğu görülmektedir.
Buna karşılık Avustralya kıtasında nüfus seyrektir. Çünkü kıta bir ada olup diğer kıtalarla bağlantısı
kopuktur. Ayrıca kıtada çöl iklimi,tropikal iklim ,Akdeniz iklimi gibi değişik iklimlerin bulunması yaşamı zorlaştırır.
Afrika kıtasında ise aşırı kuraklık ve sıcaklıkların yüksek olması insan yaşamını zora koşmaktadır.
Yiyecek kaynaklarının kıt olması sağlık koşullarının yetersiz olması kıta üzerindeki ülkelerde iç karışıklıkların yaşanması bu ülkelerdeki yaşam süresinin kısa olmasına etki etmektedir.
Avrupa kıtasında ve Kuzey Amerika kıtalarında ise Sanayi sektörünün gelişmesi teknolojinin kullanılması buradaki nüfusun kalitesini artırmıştır. Bu kıtalarda nüfus yapısı sıktır. Ancak daha çok dışarıdan gelen göçlerle nüfusları artmaktadır.

DÜNYADA NÜFUSUN EN SIK OLDUĞU YERLER

 Güney Asya (Muson Asyası)
 Kuzey Amerika ülkeleri(Kanada,ABD)
 Batı Avrupa ülkeleri(Almanya,Fransa,İngiltere)
DÜNYADA NÜFUSUN EN Seyrek OLDUĞU YERLER
 Orta Afrika ülkeleri(Sudan,Çad,Somali..)
 Avustralya kıtasının ortası
 Yüksek dağlık alanlar
 Sık ormanlarla kaplı ekvatoral bölgeler
 Kutuplar
 Çöller
Dünya ülkeleri nüfuslarının artış veya azalma
durumlarına göre değişik nüfus prjeksiyonları
geliştirirler. Kimi ülkeler nüfus sayılarını artırmak
isterken kimileri ise azaltma yönünde politika
uygularlar.
Örneğin Çin 1979 yılından bu yana nüfus sayısını
azaltma yönünde politikalar uygulamıştır. Buna karşılık
Almanya,Fransa gibi ülkelerde nüfuslarının yaşlanması
nedeniyle doğal nüfus artışı yönünde politikalar
uygulamışlardır.
Not. Bir ülkede nufus artışının azalmasının iki temel  vardır.
1- Doğal nufus artışı yada azalması
2- Göçlerdir.

HIZLI NUFUS ARTIŞININ ORTAYA ÇIKARDIĞI SONUÇLAR:

 Doğal kaynaklar hızla tükenir. doğal çevre
yapısı bozulur.
 İşsizlik artar
 Kişi başına düşen milli gelir payı azalır.
 İhracat ve yatırımlar azalır
 Dışarıya göç artar.
 Konut açığı ortaya çıkar ç.arpık kentleşme
gelişir.
 Eğitimde istenen seviye yakalanamaz
 Sağlık ulaşım iletişim gibi sektörler geri kalır.
 Trafik sorunları ve diğer sosyal problemler
ortaya çıkar

NOT: Sizlere daha iyi ve güncel ders notu sunabilmek için kendimizi sürekli yeniliyoruz. Sizlerde son eklenen güncel ders notları ve eğitim haberlerinden anında haberdar olmak istiyorsanız sitemize Üye Olarak bildirimlerden anında haberdar olabilirsiniz.
ÜYE OLMAK İÇİN TIKLAYIN

HIZLI NUFUS AZALIŞININ ORTAYA ÇIKARDIĞI SONUÇLAR:

 İşsizlik azalır.
 Kişi başına düşen milli gelir payı artar.
 İhracat ve yatırımlar artar.
 Dışarıya göç azalır.
 Planlı kentleşme görülür.
 Eğitimde istenen seviyeye ulaşılır.
 Sağlık ulaşım iletişim gibi sektörler
gelişmiştir..
 Trafik sorunları ve diğer sosyal problemler
daha az yaşanır.
 Ülkede genç nüfus sayısı az olacağı için
sanayide çalışacak ara elemana daha çok
ihtiyaç duyulur.

NÜFUS PİRAMİTLERİ

Her ülkenin nüfus yapısına göre oluşturulan sayısal
verilerden elde edilen grafiklere nüfus piramidi
denir.
Nüfus piramitlerine bakarak :
 Ülkenin ekonomik yapısı
 Toplam nüfus miktarı
 Nüfusun yaş ve cinsiyet durumu
 Ortalama yaşam süresi gibi konulrada bilgi
edinebiliriz

NOT: Sizlere daha iyi ve güncel ders notu sunabilmek için kendimizi sürekli yeniliyoruz. Sizlerde son eklenen güncel ders notları ve eğitim haberlerinden anında haberdar olmak istiyorsanız sitemize Üye Olarak bildirimlerden anında haberdar olabilirsiniz.
ÜYE OLMAK İÇİN TIKLAYIN

GELİŞMİŞ ÜLKELERİN NÜFUS PİRAMİTLERİ VE ÖZELLİKLERİ

 Nüfus artış hızı düşüktür,genç nüfus oranı
azdır.
 Nüfusun büyük kısmı şehirlerde yaşar
 Tarımda makineleşme görülür.
 Bebek ölüm oranları düşüktür.
 Yaşam standartları yüksektir.ortalama yaşam
süresi uzundur.
 Kişi başına düşen milli gelir payı yüksektir.
Ülkenin kalkınma hızı fazladır.
 İhracatta sanayi ürünlerinin payı fazladır.
 Aktif nüfus oranı yuksektir. Ve çalışan işçilerin
nitelikleri fazladır.

GELİŞMEMİŞ ÜLKELERİN NÜFUS PİRAMİTLERİ VE ÖZELLİKLERİ

 Nüfus artış hızı yüksektir,genç nüfus oranı
fazladır.
 Nüfusun büyük kısmı köylerde ve kasabalarda
yaşar
 İlkel tarım metodları uygulanır.
 Bebek ölüm oranları yüksektir..
 Yaşam standartları düşüktür.ortalama yaşam
süresi kısadır.
 Kişi başına düşen milli gelir payı azdır. Ülkenin
kalkınma hızı yavaştır.
 İhracatta tarım ve hayvancılık ürünlerinin payı
fazladır.
 Aktif nüfus oranı düşüktür.. Ve çalışan işçilerin
nitelikleri azdır.

GÖÇLER VE SONUÇLARI

Göç: İnsanların doğal, ekonomik, sosyal ve siyasal
nedenlerden dolayı sürekli yaşadığı yerlerden başka
yerlere tolu olarak veya bireysel olarak yerleşmeleri
olayına Göç denir.

NOT: Sizlere daha iyi ve güncel ders notu sunabilmek için kendimizi sürekli yeniliyoruz. Sizlerde son eklenen güncel ders notları ve eğitim haberlerinden anında haberdar olmak istiyorsanız sitemize Üye Olarak bildirimlerden anında haberdar olabilirsiniz.
ÜYE OLMAK İÇİN TIKLAYIN

Göç olayının temelindeki faktör insanların geçimlerini
sağlamak için tarım, hayvancılık, açısından elverişli
yerleri elde etme isteğidir. İnsanların nüfusları
artınca doğal kaynaklar artan nüfusu beslemekte
yetersiz olduğu yerlerden, tarım hayvancılık
potansiyeli fazla olan yerlere doğru gitmektedirler.
Göçler bireysel veya toplu olabilir. Bu olay sürekli
veya geçici olabilir. Göç olayları bazen gönüllü, bazen
de zorunlu olabilir. Göçler bazen kısa mesafeli olduğu
gibi, bazen de uzun mesafelerde gerçekleşebilir.

GÖÇLERLE İLGİLİ KAVRAMLAR

Net göç: Belirli bir alanın aldığı göçle verdiği göç arasındaki farktır. Belirli bir alanın aldığı göç verdiğinden fazla ise net göç vardır.
İç göç: Ülke sınırları içindeki belirli alanlar (il, bölge
v.b.) arasındaki nüfus hareketliliği iç göç olarak tanımlanmaktadır.
Mevsimlik Göç: Kırsal kesimdeki bazı ailelerin büyük şehirlere, tarımın yoğun olarak yapıldığı yerlere, yaz turizminin geliştiği yerlere bir müddet çalışmak üzere göç etmeleri ile gerçekleşir.

Dış Göç: Bir ülkeden diğer bir ülkeye yapılan göçlere dış göç denir.
Alınan göç: Ülke sınırları içindeki, belirli bir alana diğer alanlardan gelen göçtür.
Verilen göç: Ülke sınırları içindeki belirli bir alandan, diğer alanlara giden göçtür.
Yurt dışından gelen göç: Nüfus sayımında ülke sınırları
içinde ikamet ettiği halde beş yıl önce yurt dışında ikamet eden nüfustur.
Göçlerin coğrafya açısından önemi:
1- Nüfusu artırma ve azaltma etkisi vardır. Bir
bölgedeki nüfusun, artmasında veya azalmasında göçlerin büyük etkisi vardır.
2- Nüfusun dağılışını etkileyerek coğrafyayı değiştirmektedir. Bu yüzden de coğrafyanın
konusunu oluşturmaktadır.

MÜBADELE GÖÇLERİ: ( Yer Değiştirme)

Bir antlaşmanın esaslarına dayanılarak yapılan, ülke nüfuslarının karşılıklı olarak yer değişmesi ile oluşangöçlerdir.Örneğin Kurtuluş Savaşı sonrası Yunanistan ile yapılan anlaşmalarla ülkemizde yaşayan Rumlar ile yunanistan’daki Türkler arasında yer değiştirme göçleri yaşanmıştır. Lozan Barış Antlaşması ile Türkiye ile Yunanistan arasında nüfus mübadelesi protokolü imzalanmıştır. Bugöçler Romanya ile Bulgaristan arasında da olmuştur. Bu protokol ile İstanbul’daki Rumlar ile BatıTrakya’daki Türkleri kapsamıştır.
Bu protokol ile Yunanistan’dan 400.000 TürkTürkiye’ye, Buna karşılık Türkiye’den 150.000 Rum Yunanistan’a gitmiştir. Bu göçler insanların gönüllüolarak yaptıkları göç hareketleri olmayıp, zorunlu göçlerdir.

Beyin Göçü:

Bilim ve tekniğin gelişmesine katkıda bulunabilecek nitelikteki elemanları çalışmak üzere başka ülkelere göç emesi olayına Beyin Göçü denir. İyi eğitilmiş elemanların daha iyi çalışma olanakları sağlayan ülkelere gitmesiyle oluşan göçlerdir. Az gelişmiş ya da gelişmekte olan ülkelerin nitelikli kişilerinin sanayileşmiş ülkelere gitmesidir. Örneğin II. Dünya Savaşı sırasında Alman bilim adamlarının ABD’ye göçü bu türdendir. Göç veren ülkeler açısından en büyük kayıp olarak değerlendiren göçtür. Ekonomisi gelişmemiş ülkelerin yüksek paralar harcayarak yetiştirdiği elemanlar ellerinden kaçmaktadır. Ülkeler arasında gelişmişlik farkının artmasına neden olmaktadır. Zor şartlarda yetiştirdikleri kaliteli elemanları kaybeden gelişmekte olan ülkelerin kalkınmaları yavaşlamaktadır. Özellikle beyin göçü 1960 yıllardan itibaren artmaya başlamıştır. Doktor, mühendis, ekonomist, sanatçı v.b. alanında iyi yetişmiş insanların göç etmesi, ülkemizde de önemli bir sorundur. En çok Beyin göçü veren ülkeler: Hindistan,
Pakistan, Çin, Filipinler, Cezayir, Fas, Tunus, İran, Nijerya, orta Asya devletleridir. En Çok Beyin Göçü alan ülkeler: A.B.D. Kanada, Avustralya, Güney Afrika Cumhuriyeti, Almanya, Fransa, İsviçre, İsveç, Norveç, vb. Bazı ülkeler beyin göçü alırken aynı zamanda beyin göçü verebilir. Kanada bunun en iyi örneğidir. Ülkemize de son yıllarda bazı Orta Asya devletlerinden az sayıda yetişmiş insan gelmektedir. Avrupa ve ABD’de çok sayıda Türk uzman başka ülkeler için çalışmaktadır bu da ülkemiz için bir  kayıptır.

Beyin göçünün başlıca nedenler:

1.Sanayileşmiş ülkelerin ödedikleri yüksek ücretler
2.Çalışma şartlarının kolaylığı, teknoloji ve gelişmelerden en iyi şekilde yararlanma imkânı
3.Göç gönderen ülkede iyi yetişmiş kişilerin kendi alanı ile ilgili uygun iş bulmakta zorlanmaları veya kariyer yapmakta imkân bulamamaları.

İşçi Göçleri:

Ekonomik gelişmenin yavaş olduğu ülkelerde iş olanaklarının az olması, bu imkânların geliştiği ülkelereve bölgelere doğru göçlere neden olmaktadır. İşsizlik nedeniyle yapılan göçlere işgücü göçü denir. İşgücü göçleri mevsimlik, kısa süreli veya uzun süreli olabilir.
Örneğin ülkemizde yaz mevsiminde pamuk işçilerinin Çukurova’ya gelmesi mevsimlik işgücü göçüdür. II. Dünya Savaşından sonra yıkılan Avrupa ekonomisini yeniden kurmak için 1952- 1954 yılları arasında Almanya, Fransa, Belçika, Avusturya, Hollanda gibi
ülkeler kalkınma hamlesi başlatmış, bu hamle sonucu yetersiz gelen işgücünü karşılamak için dış ülkelerden işçi talebinde bulunmak zorunda kalmışlardır. 1952 de Federal Almanya yabancı işçi çalıştırmaya başlamıştır. Avrupa’da yukarıda sayılan gelişme hamlesi başlatan ülkelerde Almanya’yı takip ederek yabancı işçi çalıştırmaya başlamışlardır.
Bunlara karşılık ise gelişmemiş ya da gelişmekte olan ülkelerde yaşanan işsizlik sonucu birçok ülke de dışülkelere işgücü göçü vermeye başlamışlardır.
Avrupa’da Yunanistan, İspanya, Portekiz, Yugoslavya, İtalya vb, Afrika’da Cezayir, Fas,
Tunus, gibi sömürge devletleri de Avrupa ülkelerine işgücü vermişledir. Bu gün ise dünyada başta Asya, Afrika, Güney Amerika’nın gelişmekte olan ve geri
Kalmış ülkeleri başta Avrupa, Kuzey Amerika, (ABD, Kanada) ve Avustralya’ya işgücü vermektedir. Özellikle bu gelişen ülkeler artık vasıfsız işçileri pek almamakta yetişmiş, kaliteli eğitimli insanları almaktadır. Artık bu olay daha çok beyin göçüne doğru dönmüştür.
Türkiye’de yurt dışına işgücü veren ülkelerin başında gelmektedir. Ülkemizde iş gücü göçleri 1960’tan sonra başlamıştır. Türkiye göç veren bir ülke olmaya başladı. Bu yıllarda başta batı Avrupa ülkelerine olmak üzere Avrupa’nın diğer ülkelerine de işgücü göçü meydana gelmiştir. 1958–1986 arasında başta Almanya olmak üzere Fransa, Hollanda, Avusturya, İsviçre, Danimarka, İngiltere ve İsveç 1,3 milyon işçi göç etti.

İNSANLARI GÖÇE İTEN SEBEPLER AÇISINDAN GÖÇLER:

1- Zorunlu göçler: Savaşlar, sınır değişiklikleri,
Mübadele ( Antlaşmalarla sağlanan nüfus
değişiklikleri),Etnik baskılar, Salgın hastalıklar, doğal
afetler, Kamulaştırma sonucu oluşan göçlerdir.
2- Gönüllü Göçler: İş bulmak, eğitim görmek, sağlık
şartlarından yararlanmak, macera aramak, Şehirdeki
kültürel sanatsal faaliyetlerden yararlanmak, beyin
göçü gibi göçlerdir

Gidilen yere göre göç Tipleri ( OLUŞTUKLARI
YERE GÖRE)

1- İç Göçler:

Herhangi bir ülkenin sınırları içinde
oluşan göçlerdir. Bu yer değiştirme hareketi sırasında
ülke nüfusunda herhangi bir değişme söz konusu
değildir. Genellikle iç göçlere bağlı olarak kent
nüfusları artarken, kırsal nüfus azalmaktadır.
İç göçler;- Kırsal alandan kırsal alana, -Kırsal alandan
kentlere, -Kentlerden kentlere, -Kentlerden kırsal
alana doğru olmaktadır.
İç göçlerin en fazla görüleni kırsal alandan kentlere
doğru olanıdır. Verimli tarım alanları, endüstrinin
geliştiği bölgeler, ticaret merkezleri, maden yatakları
bakımından zengin olan bölgeler ve turistik yöreler
göçmen çekerler.

NOT: Sizlere daha iyi ve güncel ders notu sunabilmek için kendimizi sürekli yeniliyoruz. Sizlerde son eklenen güncel ders notları ve eğitim haberlerinden anında haberdar olmak istiyorsanız sitemize Üye Olarak bildirimlerden anında haberdar olabilirsiniz.
ÜYE OLMAK İÇİN TIKLAYIN

 

Konunun Devamı Pdf Dosyasındadır…

Kaynak İndirme Bilgileri

    • Site: edunzy.com
    • Dosya İçeriği: TYT Coğrafya İklim Konu Anlatımı – pdf
    • Dosya Boyutu/Türü: 4.10 MB / PDF
    • Dosya İndirme Linki: Tıklayınız.
    • PDF parolası: Yok
    • Via: anonim

Diğer Coğrafya Konu Anlatımları

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya girin

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.