YERİN YAPISI

Tarih boyunca insanoğlu yerin derinliklerini merak etmiş ve bununla ilgili çeşitli görüşler ileriye sürmüştür. Yerin derinlikleri hakkında doğrudan gözlem yapmak şu an için
imkânsızdır. Bugüne kadar insanoğlunun inebildiği en derin nokta yerin 3800 metre derinliğindeki bir altın madenidir. En derin kuyu ise Rusların Kola Yarımadası’nda açtığı
12.262 metre derinliğindeki bir sondaj kuyusudur. Bu derinlik bile yerkürenin 6370 km’lik
yarıçapı yanında bir hiç durumundadır.
Yerin merkezine kadar uzanan bir kuyu açmak imkânsız olduğu için yerin derinlikleri
hakkındaki bilgilerimiz çeşitli ipuçlarına ve varsayımlara dayanmaktadır.
Yer yuvarlağı, iç içe kürelerden meydana gelmiştir. Bunlara geosfer adı verilir. Geosferlerin yoğunlukları ve bileşimleri birbirinden farklıdır. Yeryüzünden yerin merkezine doğru indikçe sıcaklık ve yoğunluk artış gösterir. Yerkabuğunda derine inildikçe her
33 m’de sıcaklık 1°C artar. Bu artışa jeotermal gradyan denir.

1. Yerin Katmanları

a. Litosfer

Litosfer ya da taş küre olarak da adlandırılır. Mantonun üstünde yer alır. Yerkürenin
en hafif ve en ince tabakasıdır. Ortalama kalınlığı 33 km’dir. Dağlık sahalarda kalınlık
artarken (Tibet’te 70 km), okyanus tabanlarında incelmektedir (8-10 km).

Yoğunluk ortalama 3 gr/cm3’tür. Bileşiminde oksijen, silisyum, alüminyum, kalsiyum, demir, sodyum, potasyum ve magnezyum bulunur. Yer kabuğu, bileşimleri ve yoğunlukları birbirinden farklı iki tabakadan oluşur.

I. Granitik Kabuk (Kıtasal Kabuk):  Bileşiminde silisyum ve alüminyum olduğundan
Sial Katmanı olarak isimlendirilir ve bu katman katı halde bulunur. Yoğunluğu 2,7 – 2,8
gr/cm3’tür. Kalınlığı okyanus tabanlarında az, kıtaların olduğu alanlarda fazladır. Çoğunlukla granit gibi açık renkli ve hafif kayaçlardan oluşmaktadır

 

II. Bazaltik Kabuk (Okyanusal Kabuk): Bileşiminde silisyum ve magnezyum olduğundan bu ismi almıştır. Sima katmanı olarak isimlendirilir. Yoğunluğu 3 gr/cm3’tür.
Sial’in tersine okyanus tabanlarında kalınlaşır, kıtaların olduğu alanlarda incelir. Çoğunlukla bazalt gibi koyu renkli ve yoğun kayaçlardan oluşmaktadır.

b. Manto ; Yer kabuğunun hemen altından başlar, çekirdeğe (2.890 km’ye) kadar uzanır. Mantonun yoğunluğu 3,3-5,5 gr/cm3, sıcaklığı 870 – 2.200 °C arasında değişir. Manto, yer hacminin % 84’ünü oluşturur. Bileşiminde oksijen, magnezyum ve demir bulunmaktadır. Mantonun üst kesimi, yüksek sıcaklık ve basınçtan dolayı plastik özellik gösterir. Bu üst kesime astenosfer adı verilir. Sıvı haldeki manto malzemesine magma denir. Sıvı halde bulunan mantoda sürekli olarak alçalıcı-yükselici hareketler yani konveksiyonel hareketler görülür. Bu hareketler orojenez, epirojenez, volkanizma ve depremler
gibi iç kuvvetlerin enerji kaynağıdır.

NOT: Sizlere daha iyi ve güncel ders notu sunabilmek için kendimizi sürekli yeniliyoruz. Sizlerde son eklenen güncel ders notları ve eğitim haberlerinden anında haberdar olmak istiyorsanız sitemize Üye Olarak bildirimlerden anında haberdar olabilirsiniz.
ÜYE OLMAK İÇİN TIKLAYIN

c. Çekirdek ; Yerin en ağır ve en kalın (3470 km) bölümüdür. 2.900-6.370 km’ler arasında uzanır. Ortalama yoğunluğu 10 – 13 gr/cm3’ tür. Sıcaklığı 2,200 – 5,000 °C arasında değişir. Çekirdek Dünya’nın hacminin 1/7’sini oluşturmasına rağmen, çok yoğun olduğundan
Dünya’nın ağırlığının 1/3’ünü oluşturur.Enerjisini yerin içindeki magmadan alan güçlere iç kuvvetler denir. İç kuvvetlerin etkisiyle orojenez, epirojenez, volkanizma ve depremler meydana gelir. İç kuvvetlerin oluşturduğu yer şekilleri dış kuvvetler olan akarsular, rüzgârlar, buzullar vs. tarafından aşındırılır. İç kuvvetlerin oluşturduğu hareketlerin bütününe tektonik hareketler denir.

A. OROJENEZ

Akarsular, rüzgârlar ve buzullar yeryüzünü aşındırıp, taşıdıkları maddeleri deniz ya
da okyanus tabanlarında biriktirirler. Tortulanmanın görüldüğü bu geniş alanlara jeosenklinal adı verilir. Yer kabuğunu oluşturan levhaların birbirlerine doğru yaklaşması
sonucunda jeosenklinallerde biriken tortul tabakaların kıvrılma ve kırılma hareketleriyle
yükselmesi olayına orojenez ya da dağ oluşumu denir.

1. Kırık Orojenezi

Sertleşmiş eski kütleler yan basınçlara uğradığında kırılırlar. Kırılma sonucunda yükselen yer kabuğu parçalarına horst adı verilir. Buna karşılık faylar boyunca çöken kısımlara graben denir. Horstlar kırık dağlarını, grabenler ise çöküntü hendeklerini oluşturur. Asya’da Altay, Tanrı ve Ural dağları, Avrupa’da Jura Dağları, ABD’de bulunan Appalaş Dağları kırık orojenezi sonucunda oluşan dağlardır. Türkiye’de Ege Denizi kıyılarında horst ve grabenlere yaygın olarak rastlanır.

B. EPİROJENEZ

Yer kabuğunun üzerinde bir birikim olayı yaşandığında yerkabuğu ağırlığı artarak magmaya doğru dalarken, üzerindeki ağırlık azalırsa tekrar yükselir. İşte yer kabuğu ile magma arasındaki bu ilişkiye izostatik denge adı verilir. İzostatik dengeye bağlı olarak yer kabuğunun geniş alanlarda toptan alçalması ya da yükselmesi olayına epirojenez denir. Epirojenez tabakaların karşılıklı durumları bozulmadan, yer kabuğunun geniş sahalarının yavaş bir tempo ile yükselme, alçalma, çanaklaşma ve çarpılma gibi hareketlerini kapsamaktadır.
Buzul
Kabuk
Kabuk
Kabuk
Manto hareketi

NOT: Sizlere daha iyi ve güncel ders notu sunabilmek için kendimizi sürekli yeniliyoruz. Sizlerde son eklenen güncel ders notları ve eğitim haberlerinden anında haberdar olmak istiyorsanız sitemize Üye Olarak bildirimlerden anında haberdar olabilirsiniz.
ÜYE OLMAK İÇİN TIKLAYIN

Manto hareketi

Bu hareketler sırasında yeryüzünde geniş kubbeleşmeler ile yayvan büyük çukurlaşmalar olur. Orojenik hareketlerin tersine epirojenik hareketlerde tabakaların duruşunda bozulma söz konusu değildir. Epirojenik hareketlere bağlı olarak yükselen kara parçalarına jeoantiklinal, alçalan deniz ve okyanus tabanlarına ise jeosenklinal adı verilir.
Kıta kenarlarında meydana gelen epirojenik hareketlere bağlı olarak kara ve deniz dağılışında büyük değişiklikler yaşanır. Epirojenik hareketlerle alçalmaya uğrayan kara üzerinde denizin ilerlemesine transgresyon (deniz ilerlemesi), yükselmeye uğrayan kara üzerinden denizin çekilmesine ise regresyon (deniz gerilemesi) adı verilir.
Regresyon

Transgresyon Deniz Seviyeleri Deniz Seviyeleri Epirojenez üzerinde;
◗ Buzullaşma,
◗ Volkanik malzemelerin birikmesi,
◗ Erozyonla meydana gelen aşınma,
◗ Alüvyonların çukur sahalarda birikmesi,
◗ Yan basınçlar etkili olmaktadır.
Epirojeneze en iyi örnek olarak İskandinavya ve Kanada verilebilir. Kuvaterner’in buzul dönemlerinde kalın buz örtüsü altında kalan bu iki bölge alçalıp magmaya doğru gömülürken, günümüzde buzulların erimesiyle birlikte tekrar yükselmeye başlamıştır. Örneğin İskandinavya Yarımadası’ndaki Botni Körfezi kıyılarında yıllık yaklaşık 10 mm yükselme söz konusudur.

 

Kaynak İndirme Bilgileri

    • Site: edunzy.com
    • Dosya İçeriği: TYT Coğrafya İklim Konu Anlatımı – pdf
    • Dosya Boyutu/Türü: 2.26 MB / PDF
    • Dosya İndirme Linki: Tıklayınız.
    • PDF parolası: Yok
    • Via: anonim

Diğer Coğrafya Konu Anlatımları

 

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya girin

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.