Tarih – Tarih ve Zaman Konu Anlatım Ders Notları PDF

Tarihin Konusu Nedir?

Tarih biliminin konusunu geçmişte yaşayan insanların faaliyetleri oluşturur. Tarih: geçmiş devirlerdeki insanların kültür ve medeniyetlerini, sosyal, siyasi, dini ve ekonomik faaliyetlerini, birbirleriyle ilişkilerini yer ve zaman göstererek, sebep ve sonuç ilişkilerini araştırıp inceleyen sosyal bir bilimdir. Bu faaliyetleri belirli bir metod ve yöntemle değerlendirip, sonuçlarını açıklamaya çalışan bilim insanlarına “tarihçi” denir.

Bir olayın tarih biliminin kapsamı içine alınması için; o olayın üzerinden belirli bir süre geçmiş olmalı, olayın geçtiği yer ve meydana geldiği zaman belirtilmelidir.

Tarihin konusunu oluşturan insan faaliyetleri olay ve olgulardan meydana gelir.

Tarih nedir? İnsanlar niçin tarihi öğrenmek isterler? Bu soruların cevabını bulmak ve geçmişini anlamak, geleceğe ışık tutmak için insanlar tarihi araştırma ve inceleme gereği duymuşlardır. Tarih, geçmişte yaşanan olayları inceleyen bir bilimdir. Tarihsel süreç içerisinde yer alan insanlar geçmişlerini merak ederler. Geçmişte yaşanan olaylarla ilgili araştırmalar yaparlar. Tarihin ışığında geçmişi anlamaya ve sorgulamaya çalışırlar. Bu amaçla tarihçiler yetiştirirler. Toplumlar, geçmişleriyle ilgili edindikleri bilgileri gelecek kuşaklara aktarmak gereği duyarlar. Böylece geleceğe yon vermek isterler. a) Tarihin tanımı ve özellikleri Tarih, geçmişten bize ulaşan günümüzde ortaya çıkan, eleştirel ve yorumlu bir anlayışla incelenen kalıntılardır. (Turner)Tarih, çevremizi saran ve bizi meşgul eden bugünün kaygı, sıkıntı ve sorunlar adına geçmiş zamanların sorgulamasından başka bir şey değildir. (Fernand Braudel) Tarih, tarihçilerle olgular arasındaki kesintisiz etkileşim veya bugün ile geçmiş arasındaki bitmeyen bir diyalogdur. (Edward Hallett Carr) Tarih, İnsanlığın eylem ve fikirlerinin gelişimini takip eden, fertler ve topluluklar tarafından gerçekleşen eylemler ve ortaya atılan fikirleri ve bunların sonucunda gerçekleşen olayları inceleyen bilimdir. (Zeki Velidi Togan) Tarih; çağlar boyunca yaşamış insan topluluklarının sosyal, iktisadi, kültürel, siyasi ve dini faaliyetlerini, birbirleriyle olan ilişkilerini yer ve zaman göstererek, sebep-sonuç ilişkisi içerisinde belgelere dayanarak inceleyen sosyal bir bilimdir. Tarih, “insan olarak nereden geliyoruz? Geçmişimiz nedir?” gibi sorulara cevap veren bir bilim olarak da tanımlanır. Bu bilgilere ulaşmak için tarihçilerin nesnel (tarafsız) bilgiler vermesi çok önemlidir. b) Tarihin Konusu Bütün bilimlerin temel konusu eylemdir. Tarih ise bu eylemlerden, toplumsal eylemleri inceleyen bir bilimdir. Genel olarak insan topluluklarını, yaşayışlarını, savaş ve barışlarını, gelenek ve göreneklerini, düşünsel etkinliklerini, dinsel ve kültürel her türlü etkinliklerini inceler. Olay ve Olgu Olay: İnsanı ilgilendiren sosyal, ekonomik, siyasi, dini gibi her alanda olan, ortaya çıkan her şeydir. Olgu: Özellikle oluşum süreci içinde ya da başka bir şeyin belirtisi olarak gözlemlenmiş olaylardan ibarettir. Örneğin, Malazgirt Savaşı bir olaydır. Bu savaş sonrası Anadolu’nun Türkleşmesi ise bir olgudur.

Olay ile Olgunun Farkı:

Olay, kısa sürede olup biter. Örnek verecek olursak Malazgirt Savaşı bir olaydır. Olgu ise daha uzun sürede oluşmaktadır. Örneğin; Anadolu’nun Türk yurdu olması bir olgudur.

c) Tarihte Yer-Zaman İlişkisi Tarihi bir olay için, yer ve zaman en önemli unsurlardır. Tarihi olayın doğru bir şekilde değerlendirilebilmesi için olayın geçtiği yer ve zamanın bilinmesi gerekir. Ayrıca coğrafi şartlar, bölgenin özellikleri, olayların sebep ve sonucunu doğrudan etkilediğinden tarihi olayların geçtiği yerlerin bilinmesi son derece önemlidir. ç) Tarihte Neden-Sonuç İlişkisi Tarihi olaylar devamlıdır. Bir zincirin halkaları gibi birbirlerini sebep ve sonuçlarıyla takip ederler. Bir olay; kendisinden sonraki diğer bir olayın nedeni, kendinden önceki bir olayın sonucudur. Tarihi olaylar bir zincirin halkalar› gibi birbirlerini neden ve sonuçlarıyla takip eder. d) Tarih Biliminin Yöntemi Tarih biliminin amacı, geçmişte yaşanan olayları doğru bir şekilde analiz ederek sonuca ulaştırmaktır. Tarih bilimini fen bilimlerinden ayıran en önemli özelliği tekerrür (tekrar) etmemesi, sonuca ulaşmak için deney ve gözlemin yapılamamasıdır. Tarihi olayların tekrar etmemesinde zaman faktörü etkilidir. Önceki dönemlerde yaşanmış bir olay daha sonraki dönemlerde yer, sebep ve sonuç ilişkisi bakımından benzer özellikler taşısa bile zamanı farklı olduğundan tarihi olayların tekrar etmesi mümkün değildir. Fen bilimleri yaşanmış olan olayları değil, var olan olayları inceler. Oysa tarih, geçmişte yaşanmış ve bitmiş olayları inceler. Tarihi olayları sebep-sonuç ilişkisi içerisinde belirli yöntemlerle araştırarak açıklama yapanlara “tarihçi” denir. Tarihçinin geçmişi aydınlatmak için yararlandığı her türlü yazılı kaynağa “belge“, belgelerin saklandığı yere “arşiv“, incelenen olayla ilgili elde edilen her turlu bilgilere ise “veri” denir. TARİHİN SINIFLANDIRILMASI-TARİHİN TASNİFİ Tarih bilimi çok geniş bir çalışma alanına sahip olduğundan incelenmesinde güçlükler yaşanmaktadır. Bu sebeple tarihi olayları daha iyi incelemek ve öğrenmek için tarihin sınıflandırılarak incelenmesi gerektiği düşünülmüştür. Tarih anlatım türüne ve kapsamına göre iki şekilde sınıflandırılmaktadır. Anlatım türüne göre Tarih kısaca şu şekilde sınıflandırılmaktadır:

  1. Hikayeci tarihçilik
  2. Öğretici tarihçilik

III. Siyasi tarihçilik

  1. Kronik tarihçilik
  2. Sosyal tarihçilik
  3. Araştırmacı tarihçilik

Hikayeci (rivayetçi) tarihçilik; olayları hikayeleştirerek anlatmaktadır. Aslına sadık kalma beklentisi yoktur. Öğretici(pragmatik) tarihçilik; toplumu yönlendirme amacı taşımaktadır. Milli duygular ön plana çıkarılır. Siyasi tarihçilik; sadece siyasi gelişmeleri konu edinmektedir. Kronik tarihçilik; olayları tarih sırasına göre vermektedir. Sebep sonuç ilişkisine bakılmamaktadır. Sosyal tarihçilik; kültür ve uygarlıkları baz almaktadır. Sosyal değişme ve sınıflaşma incelenir. Araştırmacı (bilimsel) tarihçilik; olayları belgelere dayalı olarak sebep sonuç ilişkileri içinde inceleyen günümüz tarihçiliğidir.   Kapsamına göre Tarih ise kısaca şu şekilde sınıflandırılmaktadır:

  1. Zamana göre tasnif
  2. Mekana göre tasnif

III. Konusuna göre tasnif Zamana göre tasnifte; Tarih çağ ve yüzyıllar gibi bölümlere ayrılmaktadır. Zaman dilimleri baz alınmakta, araştırmalar ve incelemeler o doğrultuda yapılmaktadır. Tarihin çağlara ayrılmasında evrensel nitelikte olaylar göz önünde bulundurulmaktadır. Örneğin; Yazının bulunması, Kavimler göçü, İstanbul’un Fethi vs. Mekana göre tasnifte; belli bir coğrafi bölge incelenmektedir. Kıtaların, ülkelerin, bölgelerin, şehirlerin tarihleri incelenmektedir. Örneğin; Asya Tarihi, Avrupa Tarihi, Türkiye Tarihi, Ankara Tarihi vs. Bu tarz tasnifte belli bir coğrafi bölgeyi ele alan eserlerden o coğrafya ile ilgili sosyal, ekonomik, siyasi ve kültürel bilgiler elde edilebilmektedir. Konusuna göre tasnifte; toplumların sosyal, ekonomik, siyasi, dini, hukuki, ve kültürel yönleri incelenmektedir. Detaylara inilerek incelemeler yapılmakta ve araştırılmak istenilen konunun sınırları belli olmaktadır. Örneğin; Kültür Tarihi, Dinler Tarihi, Askeri Tarih, Hukuk Tarihi vs.

TARİHE YARDIMCI OLAN İLİMLER:

Bütün ilimler gibi tarihte işini yaparken diğer ilimlerden yararlanmak zorundadır.

Bunlar;

  1. Coğrafya   -Olayların meydana geldiği yeri ve yerin tarihi olay üzerindeki etkilerini araştırarak tarihe yardımcı olur.
  2. Arkeoloji   -Kazı bilimidir. Toprak ve su altında kalmış olan tarihi eserleri ortaya çıkarıp inceleyerek tarihe yardımcı olur.Özellikle yazının olmadığı tarih öncesi devirlerin aydınlatılmasında önemli rol oynar.
  3. Kronoloji  -Takvim bilimidir. Tarihi olayların zamanını belirler ve olayları oluş sırasına göre sıralayarak yardımcı olur.
  4. Filoloji – Dil bilimidir. Milletlerin dillerini inceleyerek yardımcı olur.
  5. Epigrafi – Kitabeler bilimidir. Kitabeleri ve üzerindeki yazıları inceler.
  6. Sigilografi (mühür
  7. Etnoğrafya (Kültür ) – Toplumların örf,adet ve geleneklerini inceler.
  8. Heraldik (Arma )   – Armaları inceler.
  9. Etnoloji (Kültürler arası iletişim(
  10. Antropoloji – Irk bilimidir.İskeletleri,kemik ve kafa tası yapılarını inceler.
  11. Diplomatik – Devletler arası ilişkileri,antlaşmaları,fermanları inceleyerek yardımcı olur.
  12. Paleografya – Eski yazı bilimidir. Eski yazıları inceleyerek tarihe yardımcı olur.
  13. Sosyoloji – Toplumları ve toplumların tarihi olay üzerine etkilerini araştırır.
  14. Nümüzmatik(Meskukat) – eski paraları inceleyerek tarihe yardımcı olur.
  15. Ekonomi
  16. Kimya – Karbon -14  deneyi ile tarihi buluntuların yaşını ölçer.

 

ZAMAN VE TAKVİM Zamanın Ortaya Çıkışı ve Tanımı Zaman; Yaşanılan hayatın, yapılan hareketin ölçüsüdür. Hayatın içinde geçen süredir. Bir işin, bir oluşun içinde geçtiği, geçeceği veya geçmekte olduğu süreye zaman denir. Zaman içerisinde yaşanılan gelişmelerin büyük dilimlerden küçüğe doğru (yıl, ay, gün, saat) bölünmesi takvimlerin ortaya çıkmasını sağlamıştır. Takvim; Zamanı gün, ay, yıl olarak belirli bölümlere ayırma yöntemidir. Takvim: Zamanı, gün, ay ya da yıl gibi uzun süreli dönemlere bölen çizelgelere de takvim denir. Takvimlerin hazırlanmasında ay ve güneşin hareketleri esas alınmıştır. Dolayısıyla takvimle uğraşan toplumlarda astronomi bilimi gelişmiştir. Takvimler iki esas üzerine hazırlanmıştır. Bunlar: 1) Güneş Yılı Takvimi: Dünyanın güneş etrafındaki dönüşüne göre ayarlanmıştır. Bir yıl 365 gün 6 saattir. Butakvimde; Dünyanın kendi etrafında bir defa dönmesi ile geçen zamana Gün; Ayın Dünya çevresinde tam bir tur yapması için geçen zaman Ay; Dünyanın Güneş çevresinde tam bir dolanım yapması için geçen zamana da Yıl denir. Not: Güneş Yılı sistemini ilk kullananlar Mısırlılardır. 2) Ay Yılı Takvimi: Ayın dünya etrafında 12 kez dönmesi esas alınmıştır(12 x 29,5 =354 Gün 4 saat). Bu takvimde de Dünyanın kendi etrafında bir dönüşü Gün; Ayın Dünya etrafında bir tur atması Ay; Ayın dünya etrafında Oniki kez dönmesi ile de Yıloluşur. Not: Ay yılı esaslı takvimi ilk kullananlar Sümerlerdir. Ay yılı ile Güneş yılı arasında 11 günlük fark olması nedeniyle Güneş yılı esaslı takvimle Ay yılı esaslı takvim arasında 33 yılda yaklaşık 1 yıllık fark oluşur. Takvim zaman ölçüsü olarak Sümerlerden itibaren kullanılmıştır. Sümerler Ay yılıMısırlılar ise Güneş yılı esasına göre olan ilktakvimleri yapmışlardır. Her (millet)ulus, takvim başlangıcı olarak kendi hayatlarını etkileyen önemli olayları seçmişlerdir. Örneğin; Yunanlılar ilk olimpiyatları, Hıristiyanlar Hz. İsa’nın doğumunu, Müslümanlar Hz. Muhammed’in Mekke’den Medine’ye hicretini kullandıklarıtakvimlere başlangıç olarak almışlardır.

Zaman ve Takvim

  • Tarih bilimi açısından takvimin büyük önemi vardır.İnsanlar çok eski dönemlerden beri yaşadıkları zamanı bilmek için çeşitli takvimler kullanmışlardır.
  • Takvim, insanların zaman ölçüsü olarak kullandıkları bir çizelgedir. Ay ve güneş yılı esaslarına göre takvimler düzenlenmiştir.
  • Dünyanın kendi etrafında bir defa dönmesi ile geçen zamana gün denir.
  • Ay’ın Dünya’nın çevresinde dönüşünü esas alan takvimlere Ay yılı esasına dayalı takvim denir. Ay yılı 354 günden oluşur.
  • Dünya’nın güneş çevresinde dönüşünü esas alan takvimlere Güneş yılı esasına dayalı takvimler denir.Güneş yılı 365 gün 5 saat 48 dakika 46 saniyedir.
  • Takvimi ilk kullanan Sümerlerdir. Sümerlerin kullandığı takvim, ay yılı esasına dayanıyordu ve her yılın ayrı bir adı vardı.
  • Nil Deltası’nda yaşayan ve tarımla uğraşan Mısırlılar, bir süre bu nehrin akışını incelemişlerdir. Nil Nehri’nin akış düzenine göre Mısırlılar taşma, tohum atma ve ekin biçme adında yılı üç mevsime ve mevsimide 30’ar günden 4 aya bölerek 360 günden oluşan Güneş Takvimi’ni bulmuşlardır.
  • Daha sonraki dönemlerde Romalılar, Yunanlılar, Babilliler, Çinliler ve Hintliler kendilerine özgü takvimler kullanmışlardır.

Takvim, zamanı yıllara, aylara, haftalara ve günlere ayırma yöntemidir. Zamanı bilme ve verimli kullanma gerekliliği takvim gibi önemli bir buluşun ortaya çıkmasına yol açmıştır. İnsanlar tarihin akışı içinde zaman ölçüsü olarak çeşitli takvimler kullanmışlardır. Yaptıkları astronomik gözlemler sonucunda yıldızların, Ay’ın ve Güneş?in hareketlerine dayanan takvimler meydana getirilmiş ve geliştirilmiştir. Takvimin kullanılmasında Sümerler ve Mısırlılar öncü olmuşlardır. İlk “Güneş takvimi”ni Mısırlılar, ilk “Ay takvimi”ni ise Sümerler oluşturmuştur. Sümerler, 360 günden ibaret olan ay yılını, 30 günlük 12 aya bölmüşlerdir. Ay?ın dünya çevresinde 12 kez dönmesi, bir ay yılını oluşturur. Mısırlılar ise güneş yılını 365 gün olarak kabul ederek 12 aya bölmüşlerdir. Dünyanın Güneş çevresinde bir kez dönmesi güneş yılını oluşturur. Mısırlılar tarafından güneş yılı esasına göre oluşturulan takvim Roma Hükümdarı Julius Caesar (Jül Sezar) zamanında yeniden düzenlenmiş ve “Jülien (Jülyen) takvimi” adıyla kullanılmaya başlanmıştır. Daha sonra Jülien takvimi, Papa XIII. Gregorious tarafından yeniden oluşturularak “Gregoryen takvimi” adını almıştır. Zaman içerisinde kullanımı yaygınlaşarak günümüze kadar ulaşmıştır. Bugün dünya genelinde bu takvim kullanılmaktadır. Takvime başlangıç olarak da tarihî olaylar esas alınmıştır. İbraniler, MÖ 3761 yaratılış yılını; Yunanlılar, ilk olimpiyat oyunlarının yapıldığı MÖ 776; Romalılar, Roma şehrinin kuruluşu olan MÖ 753; Müslümanlar da Hz. Muhammed (S.A.V.)’in Mekke’den Medine’ye hicret ettiği 622 yıllarını başlangıç olarak kabul etmişlerdir. TÜRKLERİN KULLANDIKLARI TAKVİMLER Türk toplulukları tarih boyunca kendi yaptıkları takvimleri ve başka uluslardan öğrendikleri takvimleri kullanmışlardır. Türklerin değişik takvimler kullanmalarında, inanç değişiklikleri, kültürel gelişmelere açık olmaları, ekonomik gereksinimlerini ve diğer devletlerle ilişkilerini kolaylaştırmayı düşünmeleri etkili olmuştur. 1- 12 HAYVANLI TÜRK TAKVİMİ Türklerin kullandığı en eski ve ilk takvimdir. Güneş yılını esas alır. Bu takvimde her yıl bir hayvan adıyla anılıyordu. 12 yıl bitince birinci yıldan yeniden başlanıyordu. 1.Sıçan-Fare        2.Ud-Sığır             3.Bars-Pars           4.Tabışgan-Tavşan            5.Lu-Ejder            6.Ilan-Yılan         7.Yunt-At 8.Koy-Koyun   9.Biçin-Maymun                 10.Taguk-Tavuk                 11.İt-Köpek         12.Tonguz-Domuz                   2- HİCRİ (KAMERİ) TAKVİM Türkler Müslüman olduktan sonra bu takvimi kullanmaya başlamışlardır. Ay yılını esas alır. Başlangıç olarak Hz. Muhammed’in (sav) Mekke’den Medine’ye Hicret ettiği Miladi 622 yılını alır. İslâm tarihinde Hz. Ömer döneminden itibaren kullanıldı. Bugün Bayram, mevlitler gibi dini günlerde bu takvimi kullanmaktayız.   Peygamberimizin Mekke’den Medine’ye Hicret Ettiği Tarih

H.Ö.                                    0                                                  H.S ß————————————————————-I————————————————————-à Hicret   3- CELALİ TAKVİMİ Büyük Selçuklular zamanında Melikşah tarafından hazırlatılan bu takvim güneş yılına göre hazırlanmıştı. Takvim adını Melikşah’ın diğer adı olan Celaleddin’den almıştır. Başlangıç tarihi Miladi 1079 yılıdır. Bu takvimin yılbaşı günü 21 Mart yani nevruz günüdür. Melikşah’tan sonra pek kullanılmamıştır.    4- RUMİ TAKVİM: Osmanlı’da resmi ve mali işlerde kullanılmak üzere 1676’dan itibaren yürürlüğe giren takvimdir. Hicret başlangıç alınmış, fakat Güneş Yılı esas kabul edilmiştir. Bu takvim Osmanlı’da hem resmi hem de mali bütün alanlarda resmen kullanılmaya başlandığında Hicri olarak yıl 1255 idi, Miladi yılda 1839’du, bu yüzden Miladi yıl ile Rumi yıl arasında 584 yıl vardır. Rumi yılda Mart ayı yılbaşıdır. 1926’da Miladi takvim kabul edilmesine rağmen 1982 yılına kadar Mali yılbaşı Mart ayı olmuştur.   5- MİLADİ(MİLAT) TAKVİMİ: Güneş yılına göre hazırlanmıştır. Mısırlılar bulmuş, Romalılar son şeklini vermiştir. Hz. İsa’nın doğumunu başlangıç alır. Ondan öncesi milattan önce kabul edilir. 1 Ocak 1926-dan sonra bu takvimi kullanmaya başladık. Hz. İsa’nın Doğumu M.Ö.                                              0                                         M.S. ß———————————————————————-I———————————————————à Milat    HİCRİ TAKVİMLE MİLADİ TAKVİM ARASINDAKİ FARKLAR 1)- Hicri Takvim AY yılını, Miladi Takvim GÜNEŞ yılını esas alır. Bu yüzden ikisi arasında 11 gün fark vardır. 2)-  Hicri Takvimde 0 yılı yani başlangıç yılı Peygamberin Mekke’den Medine’ye göç ettiği yıldır. Miladi Takvimde ise 0 yılı yani başlangıç yılı Hz. İsa’nın doğum yılıdır.   Hicri tarihlerin miladi tarihe çevrilmesi: 1.Hicri tarih = Fark 33

  1. Hicri tarih – Fark = Sonuç
  2. Sonuç + 622 = Miladi tarih

  Örnek: 857 hicri yılı hangi miladi yıla karşılık gelir?

  1. 857=26

33

  1. 857.26=831
  2. 831 + 622 = 1453

  Miladi tarihlerin hicri tarihe çevrilmesi:

  1. Miladi tarih – 622 =Sonuç

2.Sonuç= Fark 33

  1. Fark + Sonuç = Hicri tarih

  Örnek: 1699 miladi yılı hangi hicri yıla karşılık gelir?

  1. 1699-622=1077

2.1077 =33 33

  1. 33+1077=1110

  Rumi tarihlerin miladi tarihe çevrilmesi: Miladi tarih =Rumi tarih + 584   Miladi tarihlerin Rumi tarihe çevrilmesi: Rumi tarih = Miladi tarih – 584   Osmanlı tarihinde 31 Mart 1325 tarihinde meydana gelen ve 31 Mart Olayı olarak bilinen isyan miladi hangi tarihe rastlar? 1325 + 584 = 1909 miladi tarihe rastlar. Rumi takvimde yıl; mart, nisan, mayıs, haziran, temmuz, ağustos, eylül, teşrinievvel, teşrinisani, kanunuevvel, kanunusani ve şubat aylarından oluşuyordu,

Türklerin Kullandığı Takvimler

1. 12 Hayvanlı Türk Takvimi

  • Türklerin kullandığı en eski takvimdir.
  • Güneş yılına göre düzenlenmiştir.
  • Bu takvimde her yıl bir hayvan adı ile anılmaktadır.
  • Bir yıl; 365 gün, 5 saat olarak hesaplanmış ve 12 aya ayrılmıştır.
  • Diğer takvimler gibi başlangıcı belli değildir.
  • Bu takvim Hunlar, Kök Türkler, Kutluklar, Uygurlar ve Bulgarlar gibi Türk devletleri tarafından kullanılmştır. Günümüzde Orta Asya’da bu takvimi kullanan Türk toplulukları bulunmaktadır

 

12 Hayvanlı Türk Takvimi
 

2. Hicri Takvim

  • Hicri takvim Ay yılı esasına dayalıdır.
  • Başlangıç olarak Hz. Muhammed’in Mekke’den Medine’ye göçü olan Hicret Olayı ( Miladi 622 ) esas alınmıştır.
  • Bir yıl, 354 gün olup Güneş yılı ile arasında 11 gün fark vardır.
  • Hz. Ömer devrinde kullanılmaya başlanmıştır.
  • Türkler, İslamiyet’i kabul ettikten sonra Hicri Takvim’i kullanmaya başlamışlardır.
  • Türkiye’de 1 Ocak 1926’da yürürlükten kaldırılan Hicri Takvim’den sadece dinî günlerin belirlenmesinde yararlanılmaktadır.
  • Günümüzde İran, Pakistan, Afganistan, Suudi Arabistan bu takvimi kullanmaktadır.

 

Hicri Takvim
3. Celâli Takvimi

  • Büyük Selçuklu Sultanı Melikşah’ın isteği ile Ömer Hayyam tarafından hazırlanmıştır.
  • Güneş yılı esasına göre düzenlenmiştir. 471 hicri yılının Ramazan ayının onuncu gününden itibaren uygulanmaya başlanmıştır.
  • Yılbaşı 21 Mart’tır.
  • Selçuklular tarafından mali işlerin düzenlenmesinde kullanılmıştır.

4. Rumi Takvim

  • Osmanlı Devleti’nde hicri takvim kullanılıyordu. Devlet işlerinde hicri takvimin kullanılması karışıklıklara neden oluyordu.
  • Osmanlı Devleti’nde 1739 tarihinde “mali işlerde kullanılmak üzere” Güneş yılı esasına dayalı Rumi Takvim kabul edilmiştir.
  • Başlangıç olarak Hicret (622) esas alınmıştır.
  • Yılbaşı 1 Mart olarak belirlenmiştir.
  • Miladi Takvim’le aralarında 584 yıl fark vardır.
  • 1 Mart 1926 ‘da Miladi Takvim kabul edilerek Rumi Takvim bütçe uygulamaları dışında kaldırıldı. 1982 yılında mali yılbaşının ocak ayının başına alınması ile tamamen kullanımdan kalkmıştır.

5. Miladi Takvim

  • Miladi Takvim, günümüzde hemen hemen tüm dünyada kullanılmaktadır.
  • Miladi Takvim, Türkiye’de 1926 yılında kullanılmaya başlanmıştır.
  • Dünya’nın Güneş etrafında dönme süresi olan 365 gün 6 saat bir yıl olarak kabul edilmiştir
  • Başlangıcı Hz.İsa’nın doğumudur.
  • Bugün kullandığımız Miladi Takvim, Mısır Uygarlığı’na dayanır.
  • Başlangıç  döneminden önceki döneme milattan önce (MÖ), sonraki döneme de milattan sonra (MS) denir.
  • Güneş yılına göre düzenlenen bu takvim Türkiye’de 26 Aralık 1925 yılında çıkarılan bir kanunla 1 Ocak 1926 tarihinden itibaren kullanılmaya başlanmıştır.

ZAMAN VE TAKVİM

Zamanın Ortaya Çıkışı ve Tanımı

Zaman; Yaşanılan hayatın, yapılan hareketin ölçüsüdür. Hayatın içinde geçen süredir. Bir işin, bir oluşun içinde geçtiği, geçeceği veya geçmekte olduğu süreye zaman denir. Zaman içerisinde yaşanılan gelişmelerin büyük dilimlerden küçüğe doğru (yıl, ay, gün, saat) bölünmesi takvimlerin ortaya çıkmasını sağlamıştır.

Takvim; Zamanı gün, ay, yıl olarak belirli bölümlere ayırma yöntemidir. Takvim: Zamanı, gün, ay ya da yıl gibi uzun süreli dönemlere bölen çizelgelere de takvim denir. Takvimlerin hazırlanmasında ay ve güneşin hareketleri esas alınmıştır. Dolayısıyla takvimle uğraşan toplumlarda astronomi bilimi gelişmiştir.

Takvimler iki esas üzerine hazırlanmıştır. Bunlar:

1) Güneş Yılı Takvimi:

Dünyanın güneş etrafındaki dönüşüne göre ayarlanmıştır. Bir yıl 365 gün 6 saattir. Butakvimde; Dünyanın kendi etrafında bir defa dönmesi ile geçen zamanGün; Ayın Dünya çevresinde tam bir tur yapması için geçen zaman Ay; Dünyanın Güneş çevresinde tam bir dolanım yapması için geçen zamana da Yıl denir.

Not: Güneş Yılı sistemini ilk kullananlar Mısırlılardır.

2) Ay Yılı Takvimi:

Ayın dünya etrafında 12 kez dönmesi esas alınmıştır(12 x 29,5 =354 Gün 4 saat). Bu takvimde de Dünyanın kendi etrafında bir dönüşü Gün; Ayın Dünya etrafında bir tur atması Ay; Ayın dünya etrafında Oniki kez dönmesi ile de Yıloluşur.

Not: Ay yılı esaslı takvimi ilk kullananlar Sümerlerdir.

Ay yılı ile Güneş yılı arasında 11 günlük fark olması nedeniyle Güneş yılı esaslı takvimle Ay yılı esaslı takvim arasında 33 yılda yaklaşık 1 yıllık fark oluşur.

Takvim zaman ölçüsü olarak Sümerlerden itibaren kullanılmıştır. Sümerler Ay yılıMısırlılar ise Güneş yılı esasına göre olan ilktakvimleri yapmışlardır. Her (millet)ulus, takvim başlangıcı olarak kendi hayatlarını etkileyen önemli olayları seçmişlerdir. Örneğin; Yunanlılar ilk olimpiyatları, Hıristiyanlar Hz. İsa’nın doğumunu, Müslümanlar Hz. Muhammed’in Mekke’den Medine’ye hicretini kullandıklarıtakvimlere başlangıç olarak almışlardır.

 

Zaman ve Takvim

 

  • Tarih bilimi açısından takvimin büyük önemi vardır.İnsanlar çok eski dönemlerden beri yaşadıkları zamanı
    bilmek için çeşitli takvimler kullanmışlardır.
  • Takvim, insanların zaman ölçüsü olarak kullandıkları bir çizelgedir. Ay ve güneş yılı esaslarına göre
    takvimler düzenlenmiştir.
  • Dünyanın kendi etrafında bir defa dönmesi ile geçen zamana gün denir.
  • Ay’ın Dünya’nın çevresinde dönüşünü esas alan takvimlere Ay yılı esasına dayalı takvim denir. Ay yılı 354 günden oluşur.
  • Dünya’nın güneş çevresinde dönüşünü esas alan takvimlere Güneş yılı esasına dayalı takvimler denir.Güneş yılı 365 gün 5 saat 48 dakika 46 saniyedir.
  • Takvimi ilk kullanan Sümerlerdir. Sümerlerin kullandığı takvim, ay yılı esasına dayanıyordu ve her yılın ayrı bir adı vardı.
  • Nil Deltası’nda yaşayan ve tarımla uğraşan Mısırlılar, bir süre bu nehrin akışını incelemişlerdir. Nil Nehri’nin akış düzenine göre Mısırlılar taşma, tohum atma ve ekin biçme adında yılı üç mevsime ve mevsimide 30’ar günden 4 aya bölerek 360 günden oluşan Güneş Takvimi’ni bulmuşlardır.
  • Daha sonraki dönemlerde Romalılar, Yunanlılar, Babilliler, Çinliler ve Hintliler kendilerine özgü takvimler kullanmışlardır.

Takvim, zamanı yıllara, aylara, haftalara ve günlere ayırma yöntemidir. Zamanı bilme ve verimli kullanma gerekliliği takvim gibi önemli bir buluşun ortaya çıkmasına yol açmıştır. İnsanlar tarihin akışı içinde zaman ölçüsü olarak çeşitli takvimler kullanmışlardır. Yaptıkları astronomik gözlemler sonucunda yıldızların, Ay’ın ve Güneş?in hareketlerine dayanan takvimler meydana getirilmiş ve geliştirilmiştir.

Takvimin kullanılmasında Sümerler ve Mısırlılar öncü olmuşlardır. İlk “Güneş takvimi”ni Mısırlılar, ilk “Ay takvimi”ni ise Sümerler oluşturmuştur. Sümerler, 360 günden ibaret olan ay yılını, 30 günlük 12 aya bölmüşlerdir. Ay?ın dünya çevresinde 12 kez dönmesi, bir ay yılını oluşturur. Mısırlılar ise güneş yılını 365 gün olarak kabul ederek 12 aya bölmüşlerdir. Dünyanın Güneş çevresinde bir kez dönmesi güneş yılını oluşturur.

Mısırlılar tarafından güneş yılı esasına göre oluşturulan takvim Roma Hükümdarı Julius Caesar (Jül Sezar) zamanında yeniden düzenlenmiş ve “Jülien (Jülyen) takvimi” adıyla kullanılmaya başlanmıştır. Daha sonra Jülien takvimi, Papa XIII. Gregorious tarafından yeniden oluşturularak “Gregoryen takvimi” adını almıştır. Zaman içerisinde kullanımı yaygınlaşarak günümüze kadar ulaşmıştır. Bugün dünya genelinde bu takvim kullanılmaktadır. Takvime başlangıç olarak da tarihî olaylar esas alınmıştır. İbraniler, MÖ 3761 yaratılış yılını; Yunanlılar, ilk olimpiyat oyunlarının yapıldığı MÖ 776; Romalılar, Roma şehrinin kuruluşu olan MÖ 753; Müslümanlar da Hz. Muhammed (S.A.V.)’in Mekke’den Medine’ye hicret ettiği 622 yıllarını başlangıç olarak kabul etmişlerdir.

TÜRKLERİN KULLANDIKLARI TAKVİMLER

Türk toplulukları tarih boyunca kendi yaptıkları takvimleri ve başka uluslardan öğrendikleri takvimleri kullanmışlardır. Türklerin değişik takvimler kullanmalarında, inanç değişiklikleri, kültürel gelişmelere açık olmaları, ekonomik gereksinimlerini ve diğer devletlerle ilişkilerini kolaylaştırmayı düşünmeleri etkili olmuştur.

1- 12 HAYVANLI TÜRK TAKVİMİ

Türklerin kullandığı en eski ve ilk takvimdir. Güneş yılını esas alır. Bu takvimde her yıl bir hayvan adıyla anılıyordu. 12 yıl bitince birinci yıldan yeniden başlanıyordu.

1.Sıçan-Fare        2.Ud-Sığır             3.Bars-Pars           4.Tabışgan-Tavşan            5.Lu-Ejder            6.Ilan-Yılan         7.Yunt-At 8.Koy-Koyun   9.Biçin-Maymun                 10.Taguk-Tavuk                 11.İt-Köpek         12.Tonguz-Domuz

 

                2- HİCRİ (KAMERİ) TAKVİM

Türkler Müslüman olduktan sonra bu takvimi kullanmaya başlamışlardır. Ay yılını esas alır. Başlangıç olarak Hz. Muhammed’in (sav) Mekke’den Medine’ye Hicret ettiği Miladi 622 yılını alır. İslâm tarihinde Hz. Ömer döneminden itibaren kullanıldı. Bugün Bayram, mevlitler gibi dini günlerde bu takvimi kullanmaktayız.

 

Peygamberimizin Mekke’den Medine’ye Hicret Ettiği Tarih

H.Ö.                                    0                                                  H.S

ß————————————————————-I————————————————————-à

Hicret

 

3- CELALİ TAKVİMİ

Büyük Selçuklular zamanında Melikşah tarafından hazırlatılan bu takvim güneş yılına göre hazırlanmıştı. Takvim adını Melikşah’ın diğer adı olan Celaleddin’den almıştır. Başlangıç tarihi Miladi 1079 yılıdır. Bu takvimin yılbaşı günü 21 Mart yani nevruz günüdür. Melikşah’tan sonra pek kullanılmamıştır.

 

 4- RUMİ TAKVİM:

Osmanlı’da resmi ve mali işlerde kullanılmak üzere 1676’dan itibaren yürürlüğe giren takvimdir.

Hicret başlangıç alınmış, fakat Güneş Yılı esas kabul edilmiştir. Bu takvim Osmanlı’da hem resmi hem de mali bütün alanlarda resmen kullanılmaya başlandığında Hicri olarak yıl 1255 idi, Miladi yılda 1839’du, bu yüzden Miladi yıl ile Rumi yıl arasında 584 yıl vardır. Rumi yılda Mart ayı yılbaşıdır. 1926’da Miladi takvim kabul edilmesine rağmen 1982 yılına kadar Mali yılbaşı Mart ayı olmuştur.

 

5- MİLADİ(MİLAT) TAKVİMİ:

Güneş yılına göre hazırlanmıştır. Mısırlılar bulmuş, Romalılar son şeklini vermiştir. Hz. İsa’nın doğumunu başlangıç alır. Ondan öncesi milattan önce kabul edilir. 1 Ocak 1926-dan sonra bu takvimi kullanmaya başladık.

Hz. İsa’nın Doğumu

M.Ö.                                              0                                         M.S.

ß———————————————————————-I———————————————————à

Milat

 

 HİCRİ TAKVİMLE MİLADİ TAKVİM ARASINDAKİ FARKLAR

1)- Hicri Takvim AY yılını, Miladi Takvim GÜNEŞ yılını esas alır. Bu yüzden ikisi arasında 11 gün fark vardır.

2)-  Hicri Takvimde 0 yılı yani başlangıç yılı Peygamberin Mekke’den Medine’ye göç ettiği yıldır. Miladi Takvimde ise 0 yılı yani başlangıç yılı Hz. İsa’nın doğum yılıdır.

 

Hicri tarihlerin miladi tarihe çevrilmesi:

1.Hicri tarih = Fark

33

  1. Hicri tarih – Fark = Sonuç
  2. Sonuç + 622 = Miladi tarih

 

Örnek: 857 hicri yılı hangi miladi yıla karşılık gelir?

  1. 857=26

33

  1. 857.26=831
  2. 831 + 622 = 1453

 

Miladi tarihlerin hicri tarihe çevrilmesi:

  1. Miladi tarih – 622 =Sonuç

2.Sonuç= Fark

33

  1. Fark + Sonuç = Hicri tarih

 

Örnek: 1699 miladi yılı hangi hicri yıla karşılık gelir?

  1. 1699-622=1077

2.1077 =33

33

  1. 33+1077=1110

 

Rumi tarihlerin miladi tarihe çevrilmesi:

Miladi tarih =Rumi tarih + 584

 

Miladi tarihlerin Rumi tarihe çevrilmesi:

Rumi tarih = Miladi tarih – 584

 

Osmanlı tarihinde 31 Mart 1325 tarihinde meydana gelen ve 31 Mart Olayı olarak bilinen isyan miladi hangi tarihe rastlar?

1325 + 584 = 1909 miladi tarihe rastlar.

Rumi takvimde yıl; mart, nisan, mayıs, haziran, temmuz, ağustos, eylül, teşrinievvel, teşrinisani, kanunuevvel, kanunusani ve şubat aylarından oluşuyordu,

1. 12 Hayvanlı Türk Takvimi

  • Türklerin kullandığı en eski takvimdir.
  • Güneş yılına göre düzenlenmiştir.
  • Bu takvimde her yıl bir hayvan adı ile anılmaktadır.
  • Bir yıl; 365 gün, 5 saat olarak hesaplanmış ve 12 aya ayrılmıştır.
  • Diğer takvimler gibi başlangıcı belli değildir.
  • Bu takvim Hunlar, Kök Türkler, Kutluklar, Uygurlar ve Bulgarlar gibi Türk devletleri tarafından kullanılmştır. Günümüzde Orta Asya’da bu takvimi kullanan Türk toplulukları bulunmaktadır

 

12 Hayvanlı Türk Takvimi
 

2. 

  • Hicri takvim Ay yılı esasına dayalıdır.
  • Başlangıç olarak Hz. Muhammed’in Mekke’den Medine’ye göçü olan Hicret Olayı ( Miladi 622 ) esas alınmıştır.
  • Bir yıl, 354 gün olup Güneş yılı ile arasında 11 gün fark vardır.
  • Hz. Ömer devrinde kullanılmaya başlanmıştır.
  • Türkler, İslamiyet’i kabul ettikten sonra Hicri Takvim’i kullanmaya başlamışlardır.
  • Türkiye’de 1 Ocak 1926’da yürürlükten kaldırılan Hicri Takvim’den sadece dinî günlerin belirlenmesinde yararlanılmaktadır.
  • Günümüzde İran, Pakistan, Afganistan, Suudi Arabistan bu takvimi kullanmaktadır.

 

Hicri Takvim
3. Celâli Takvimi

  • Büyük Selçuklu Sultanı Melikşah’ın isteği ile Ömer Hayyam tarafından hazırlanmıştır.
  • Güneş yılı esasına göre düzenlenmiştir. 471 hicri yılının Ramazan ayının onuncu gününden itibaren uygulanmaya başlanmıştır.
  • Yılbaşı 21 Mart’tır.
  • Selçuklular tarafından mali işlerin düzenlenmesinde kullanılmıştır.

4. Rumi Takvim

  • Osmanlı Devleti’nde hicri takvim kullanılıyordu. Devlet işlerinde hicri takvimin kullanılması karışıklıklara neden oluyordu.
  • Osmanlı Devleti’nde 1739 tarihinde “mali işlerde kullanılmak üzere” Güneş yılı esasına dayalı Rumi Takvim kabul edilmiştir.
  • Başlangıç olarak Hicret (622) esas alınmıştır.
  • Yılbaşı 1 Mart olarak belirlenmiştir.
  • ’le aralarında 584 yıl fark vardır.
  • 1 Mart 1926 ‘da Miladi Takvim kabul edilerek Rumi Takvim bütçe uygulamaları dışında kaldırıldı. 1982 yılında mali yılbaşının ocak ayının başına alınması ile tamamen kullanımdan kalkmıştır.

5. Miladi Takvim

  • Miladi Takvim, günümüzde hemen hemen tüm dünyada kullanılmaktadır.
  • Miladi Takvim, Türkiye’de 1926 yılında kullanılmaya başlanmıştır.
  • Dünya’nın Güneş etrafında dönme süresi olan 365 gün 6 saat bir yıl olarak kabul edilmiştir
  • Başlangıcı Hz.İsa’nın doğumudur.
  • Bugün kullandığımız Miladi Takvim, Mısır Uygarlığı’na dayanır.
  • Başlangıç  döneminden önceki döneme milattan önce (MÖ), sonraki döneme de milattan sonra (MS) denir.
  • Güneş yılına göre düzenlenen bu takvim Türkiye’de 26 Aralık 1925 yılında çıkarılan bir kanunla 1 Ocak 1926 tarihinden itibaren kullanılmaya başlanmıştır.

 

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya girin

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.