TÜRK İSLAM DEVLETLERİ 

TÜRK-İSLÂM DEVLETLERİ (10-13. YÜZYILLAR)

TÜRKLERİN İSLÂMİYETİ KABULÜ VE İSLÂM DEVLETLERİNDEKİ HİZMETLERİ

İlk Türk Arap İlişkileri
¨ Hz. Osman zamanında Kafkasya’ya yönelen İs­lâm orduları, Hazar Türkleri tarafından durdurulmuştur.
¨ Maveraünnehir bölgesini alan Emeviler, Orta As­ya’ya girmek istediklerinde Türgişler tarafından engel­lenmiştir.
¨ Abbasiler iktidara geçtiklerinde Türgişler yıkılış sü­recine girmişti. Uygurlar ise henüz yeni kurulmuş­tu. Uy­gurlar Çin’e karşı durabilecek güçte değildi.

Talas Savaşı (751)

(Araplar ve Türkler X Çinliler)
· Doğudan batıya ilerleyen Çinliler ile Ön-Asya’dan doğuya ilerleyen Araplar, Talas ırmağı kıyılarında savaştılar. Bu savaşta, Orta Asya’nın Çin egemenliğine girmesini istemeyen, Karluk ve Yağma Türkleri, Arapların yanına geçmişler ve savaşı Arapların kazanmasını sağlamışlardır.

Nedenleri:
§ Çin’in, Batı Türkistan’da egemenlik kurmak iste­mesi.
§ Çin’e karşı koyacak durumda olmayan Batı Tür­kistan’daki Türklerin Abbasilerin, Horasan Valisi Ebu Müslim’den yardım istemesi.

Sonuç:
Ø İslâm ordusu Çin ordusunu Talas Savaşı’nda yenil­giye uğrattı. Karluk Türkleri bu savaşta Çin’e karşı etkili biçimde sa­vaştı.

Önemi:
· Orta Asya’nın Çin egemenliğine girmesi engellenmiştir. Çin’in, Orta Asya’daki baskısı bitti. Bu durum, Uy­gurların kuvvetlenmesine ve Batı Türkistandaki Türklerin rahatlamasını sağladı.
· Türkler, bu savaştan sonra guruplar halinde İslamiyet’i kabul etmeye başlamışlardır. (Önce Karluk, Yağma ve Çiğil Türkleri)
· Esir alınan Çinlilerden kâğıt yapım tekniği öğrenilmiştir.

Türklerin İslamiyet’i Kabul Etme Nedenleri

· İslamiyet’teki tek tanrı (Allah) inancı ile Gök Tanrı inancı arasında pek fark bulmamaları
· Türk toplumunda bulunan Ozan ve Kam’lar ile İslam Evliyaları ve Dervişlerinin birbirine benzerlik göstermesi
· Cihad fikriyle, fetih fikrinin birbiriyle bağdaşması
· İslamiyet’in öngördüğü doğruluk, dürüstlük, temizlik, konukseverlik gibi ahlak kurallarının, Türk ahlak anlayışına uygun olması
· Ahiret inancı ve Kurban Kesme benzerlikleri
· Bilimsel ve ticari ilişkilerin etkileri

Türklerin İslam Dünyası’ndaki Etkinlikleri ve Hizmetleri

· Abbasiler döneminden başlayarak Türklerin etkinlikleri artmıştır. Abbasilerde Türkleri devlet hizmetinde görevlendiren ilk halife “Mansur” dur.
· Harun Reşid döneminde Saray Muhafızları Türklerden oluşturulmuştur. Bizans sınır boylarında Türklere görevler verilmiştir.

· Me’mun ve Mu’tasım dönemlerinde Türklerin askeri etkinlikleri arttı. Mu’tasım döneminde Türkler için “Samerra” şehri kuruldu.
· Azerbaycan’da başlayan ve devleti (Abbasileri) tehdit eder hale gelen Babek isyanı, Mu’tasım döneminde Türkler tarafından bastırılmıştır.

· Büyük Selçuklular, Abbasi Halifesini Büveyh-oğullarının baskısından kurtardılar.
· Batı’da Bizans ve Haçlılara karşı, doğuda Moğol tehlikesine karşı İslam dünyasını Türkler koru-muşlardır.
· Değişik bölgelerde kurmuş oldukları devletler yoluyla İslamiyet’i batı ve doğu’da yaydılar.
· İslam uygarlığının gelişmesine büyük katkıda bulundular. (Farabi, İbn-i Sina, Biruni, Harezmi, İbn-i Türk önemli Türk Bilim adamlarıdır.)

· Eğitim ve öğretim kurumları açısından İslam dünyasının gelişmesini sağladılar (Nizamiye Medresesi)
· İslam Sanatı’na da katkıda bulunmuşlardır.

Özetle:
· İslamiyet’i her türlü iç ve dış tehlikelerden korumuşlardır.
· İslamiyet ‘ in yayılmasına ve bir dünya dini olmasına katkıda bulunmuşlardır.
· İslam dünyasına önemli devlet, bilim ve sanat adamları kazandırmışlardır.
· İslam kültürünü geliştirerek batıya tanıtmışlardır. (Büyük Selçuklular ve Osmanlılar).
· Bugün, İslam bilim ve kültürünü laik devlet yapısı içerisinde geliştirmektedirler (Türkiye Cumhuriyeti).

B. TÜRK – İSLAM DEVLETLERİ

1. Tolunoğulları (868 – 905)

· Abbasilerin merkezi otoritesinin zayıflaması üze­rine, Tolunoğlu Ahmet Bey kendi Devleti’ni kurdu.
· Mısır ‘da kurulan ilk Türk-İslam devletidir.
· Tarım, bayındırlık, ticaret ve mimari alanda önemli çalışmalar gerçekleştirildi. Bu çalışmalarla Mısır’daki sosyal yaşayışı ve ekonomik yaşayışı ileri sevi­yeye ulaştı. Abbasilerin saldırısıyla Tolunoğlu devleti yıkıl­mış­tır.
· İç karışıklıklar sonucu, Abbasiler son vermiştir.

2. İhşidiler (Akşitler) (935 – 969)

· Abbasilerin Mısır’daki Türk kökenli valilerinden Mehmet Bey tarafından kuruldu. Bu devlet Türklerin Mı­sır’da kurduğu ikinci devlettir.
· Mısır ‘da kurulan ikinci Türk-İslam devletidir.
· Devletin egemenlik alanı Hicaz’ı ve Suriye’yi de kapsamıştır. Bu sırada Tunus’ta kurulan Fatimiler İhşitleri yıkarak, Abbasi devletine son vermeyi amaç­ladı­lar.
· Fa­timilerin güçlü saldırıları sonucu yıkıldılar.

Not: Tolunoğulları ve Ihşıdîlerin yönetici ve orduları Türk, halkı ise Araplardan oluşmaktaydı. Bu nedenle uzun ömürlü olamamışlardır.
Yorum: Bir bölgede etkin ve uzun ömürlü olabilmek için sadece yönetim ve askeri güç yeterli olama-maktadır. Halkın desteği alınmalıdır.

Karahanlılar (840–1212)

· Karluk Yagma Çiğil adlı Türk toplulukları tarafın­dan kurul­muştur.
· Bilinen ilk hükümdar Bilge Kül Kadir Han’dır.
· Başkentleri, Balasagun’dur.
· Satuk Buğra Han (Abdülkerim) zamanında devleti oluşturan topluluklar arasında, İslamiyet benimsenmeye başlamış­tır.

· Talas Savaşı’ndan sonra ortaya çıkan bu durum ne­de­niyle, Karahanlılar, ilk Müslüman Türk devleti sayılmıştır.
· Samanoğulları Devleti’ne son vererek Maveraünnehir bölgesine sahip oldular.
· Devleti oluşturan boylar iç işlerinde serbest oldu­ğundan, devlet konfederatif bir özellik göstermiştir.
· Gaznelilerle komşu olunca, onlarla mücadele etmeye başladılar.

· En parlak dönemlerini Yusuf Kadır Han zamanında yaşamışlardır.
· Yusuf Kadir Han’ın ölümünden sonra, taht kavgaları ve Gaznelilerle mücadele devleti yıpratmış, doğu ve batı olarak ikiye ayrılmışlardır. Doğunun merkezi Kaşgar, batının merkezi Semerkant olmuştur.
· Doğu Karahanlılara, Karahıtaylar; Batı Karahanlı-lara Harzemşahlar son vermiştir.
· Arapça ile karşılaşmalara rağmen, resmi dil ola­rak Türkçeyi kullanmışlardır. Bundan sonraki Türk dev­let­leri Arapça ve Farsçayı resmi dil yapmışlardır.

· Bu ne­denle Karahanlılar, resmi dili Türkçe olan ilk Türk devleti sa­yılmıştır.
· Uygur alfabesi ile yazışmışlardır.
· Türk edebiyat tarihinin iki önemli eseri olan Di­van-ı Lügati’t Türk ve Kutadgu Bilig bu devlet za­manında yazılmıştır.

Gazneliler (963–1180)

· Samanoğulları Devleti’nin Gazne şehri valisi Alp­ Tekin tarafından kurulmuştur.
· Hükümdar Sebük Tekin zamanında Samanoğul­la­rından ayrılıp tamamen bağımsız olmuşlardır.
· En parlak dönemlerini Sultan Mahmut zamanında yaşadılar. Sultan unvanını ilk kullanan hükümdar olan Gazneli Mahmut, Hindistan’a 17 sefer yapmış, kuzey bölümlerine İslamiyet’in girmesini sağlamıştır.
· Selçuklularla yaptıkları Nesa (1035), Serahs (1038), Dandanakan (1040) savaşlarını kaybettiler.
· Dandanakan Savaşı’ndan sonra Selçuklu egmenliğine girdiler.

· İdari ve askeri güç Türklerdi. Türkler nüfus olarak azınlıkta idi. Nüfus olarak Afganlılar ve İranlılar çoğun­lukta idi.
· Devletin resmi dili Arapça ve Farsçaydı.
· Gazne ordusunda merkezi gücü oluşturan Gu­lâmlar denilen askerler devşirme usulüyle yetiştiril­miştir. Bunlar devletten maaş alırlardı.
· Sanatta İran ve Hint tesirlerinin altında kalmışlar­dır.
· Büyük Selçuklu Devleti yıkılınca Afganlılar (Gurlar) isyan ederek bu devlete son vermişlerdir.

5. Büyük Selçuklular ve Onlara Bağlı Devletler

Oğuzlar

· Oğuzlar, Türklerin en kalabalık ve tarihte en etkin rol oynayan koludur.
· Oğuzlara, Araplar Guz, Bizanslılar Uz, Ruslar Tork demişlerdir. Oğuzlara Müslüman olduktan sonra ” Türkmen ” (Yörük) denilmiştir.

Oğuzların Tarihte Kurdukları Devletler
· Büyük Selçuklu Devleti
· Anadolu Selçuklu Devleti
· Harzemşahlar
· Karakoyunlular
· Akkoyunlular
· Anadolu Beylikleri
· Osmanlı Devleti
· Türkiye Cumhuriyeti

Oğuz Boyları
24 Oğuz Boyu vardır.
Büyük Selçuklu Devleti, Oğuz Türklerinin Üçok koluna mensup olan Kınık boyu tarafından kurulmuştur.

Büyük Selçuklu Devleti (1038 – 1157)

Tarihteki Önemleri
· Adını Selçuk Bey’den almış, devleti Tuğrul ve Çağrı Bey kurmuştur.
· İslamiyet’i dış saldırılara karşı korumuşlar, İslam ülkelerini bir yönetim altında birleştirmişlerdir.
· Anadolu’nun Türkleşme sürecini başlatmışlardır.
· Türk – İslam kültürünü sentezlemişlerdir.
· İslam uygarlığını geliştirmiş ve yaymışlardır.
· 9. yy.da doğuda Seyhun Irmağı, batıda Akdeniz ve Marmara, güneyde Mısır ve Basra Körfezi’ne kadar sınırlarını genişletmişlerdir.

Devletin Kuruluşu
· Devlete ismini veren Selçuk Bey, Oğuzların Üçok kolunun Kınık boyundandır.
· Aşağı Seyhun ile Hazar denizi arasındaki geniş bozkırlarda yaşayan oğuzlar’ da ordu komutanı (Subaşı) olarak görevli olan Selçuk Bey, Oğuz Yabgu’su ile anlaşmazlığa düşmüş ve çevresiyle birlikte Seyhun Irmağının aşağı ve doğusunda bulunan “Cent” şehrine yerleşmiştir.
· Oğuzlar Devletine karşı, Samanoğulları’ndan yardım istemiş ve çevresiyle birlikte İslamiyet’i kabul etmiştir.

· Samanoğulları Devleti’nin Karahanlı ve Gaznelilerle mücadelesi sonucu yıkılmasıyla ve Selçuk Bey’in ölmesiyle dağılan Oğuz boylarını Arslan Bey toparladı ise de, Gazneli Sultan Mahmut Oğuzların kendisi için tehlikeli olduğunu anlamış ve Arslan bey ve ileri gelenleri tutuklatmıştır.
· Selçuk Bey ‘in torunlarından Tuğrul ve Çağrı Bey kardeşler, Selçukluları yeniden toparlamayı ve devleti kurmayı başarmışlardır.

Tuğrul ve Çağrı Beyler Dönemi
· Horasan bölgesi için, Gaznelilerle; Nesa (1035), Serahs (1038) ve Dandanakan (1040) savaşlarını yapmışlardır.
· Tuğrul Bey, Nişabur’u Gaznelilerden alarak, kendisine merkez yapmış ve bağımsızlığını ilan etmiştir (1038).

Dandanakan Savaşı (1040)
(Büyük Selçuklular X Gazneliler)
Nedeni: Gazneliler’ in Selçuklu gücünü Horasan’dan atmak istemesi
Önemi: Selçuklular, bu savaştan sonra sürekli gelişme aşamasına girerken, Gazneliler zayıflama ve yıkılış sürecine girmişlerdir.
· İran, Irak, Azerbaycan ele geçirilmiştir.
· Merkez Nişabur’dan Rey şehrine taşınmıştır.
· Oğuzların Anadolu’ya akınları Çağrı Bey’in keşif seferiyle başlar (1016). Anadolu’ ya yapılan seferlerin artması üzerine, Pasinler savaşı yapılır.

Pasinler Savaşı (1048)
(Büyük Selçuklular X Bizans + Gürcü Kuvvetleri)
Nedeni:
§ Selçuklular’ ın Anadolu’ya yönelik akınlarının artması
§ Bizans’ın, Türklerin Anadolu’ya girme girişimlerini durdurmak istemesi
§ Bizans’ın Anadolu otoritesini koruma isteği
Önemi: Türklerin Anadolu’nun fethi için Bizans’la yaptıkları ilk büyük savaş ve kazandıkları ilk büyük zaferdir.
· Pasinler Savaşı, Bizans’ın Anadolu’daki otoritesini sarsmıştır.

Not: Anadolu’nun fethinde üç önemli savaş vardır;
Pasinler – Malazgirt – Miryokefalon
1048 – 1071 – 1176

Doğunun ve Batının Sultanı
· Abbasi Halifesinin, Şii Büveyhoğulları’nın baskısı üzerine Tuğrul Bey’den yardım istemesiyle, Tuğrul bey iki defa Bağdat seferi düzenlemiş, Büveyh-oğulları’na son vermiştir. Tuğrul Bey, Abbasi Halifesi tarafından doğu ve batının sultanı ilan edilmiştir.
Önemi: İslam dünyasının koruyuculuğu ve liderliği Selçuklulara geçmiştir.

· Tuğrul Bey döneminde (1040 – 1063), sınırların Ceyhun’dan Fırat’a kadar genişlediği; devletin sağlam temeller üzerine oturtulduğu; Anadolu yönünde gelişmelerin başladığı görülmektedir.

Alp Arslan Dönemi (1064 – 1072)
· Azerbaycan, Kafkasya ve Türkistan seferlerine çıktı.
· Döneminde komutanları tarafından doğu Anadolu’ya seferler düzenlenmiştir.
· Fatımi devletine son vermek ve Mısır’ı fethetmek için, Mısır seferine çıkmışken Bizans İmparatorunun Doğu Anadolu’ya doğru sefere çıkması üzerine geri döndü.

Malazgirt Savaşı (26 Ağustos 1071)
(Büyük Selçuklular X Bizans)
Sebepleri
· Selçukluların, kendilerine gelen göç dalgalarını yerleştirecek alan için Anadolu’ya yönelmeleri, Anadolu’yu yurt edinme isteği
· Bizans’ın, Anadolu’dan Türkleri çıkarma isteği.
Sonuçları
· Anadolu kapıları Türklere açıldı. Bu savaştan sonra Türkler Anadolu’ya göç etmeye başladılar.
· Anadolu Türk Tarihi başladı, Anadolu’da ilk Türk beylikleri kuruldu.
· Hıristiyan Bizans’ın İslam dünyası üzerindeki baskısı sona erdi.
· Türklerin batıya ilerleyişleri üzerine Bizans’ın Papa’dan yardım isteği, Haçlı Seferlerine sebep olmuştur.
Önemi
Türk milletine yeni bir yurt, yeni bir gelecek, yeni bir tarih hazırlayan önemli bir zaferdir.

Melikşah Dönemi (1072 – 1092)
· Büyük Selçukluların en geniş sınırlara ulaştığı, kültür ve uygarlık alanında en parlak düzeye ulaştığı dönemdir.
· Amcası Kavurd’ un Sultanlığını tanımaması üzerine, mücadele etmiş ve onu öldürtmüştür.
· Karahanlı ve Gaznelilere egemenliğini kabul ettirdi.
· Kutalmışoğlu Süleyman Şah, Tutak ve Artuk beyleri, Anadolu’nun fethiyle görevlendirmiştir.
· Suriye, Filistin ve Arabistan’da fetihler yapmıştır.

· Sultan Melikşah bütün Müslüman ülkeleri yönetimi altına alma politikası izlemiştir.
· Dönemin en önemli iç olayı “Batınilik” propagandasıdır. Hasan Sabbah, Selçukluları içten parçalama ve yönetimi ele geçirmek için batınilik mezhebini yaygınlaştırmaya ve ileri gelen Türk yöneticilerini öldürtmeye başlamıştır.
· Nizamiye Medresesi bu dönemde önemli bir eğitim-öğretim kurumuna dönüşmüştür.
· Sultan Melikşah adına “Celali Takvimi” düzenlen-miştir.

Devletin Dağılışı
· Melikşah’ın ölümünden sonra oğulları arasında taht kavgaları çıkması (Berkiyaruk-Mehmet-Mahmut-Sencer), devleti yıpratmıştır.
· Son Selçuklu sultanı Sencer’dir. Sencer’in, Katvan Savaşı’nda (1141) Karahıtaylara yenilmesiyle devletin dağılış dönemi hızlandı.
· Sultan Sencer’in ölmesiyle Selçuklu Devleti parçalandı (1157).

Selçukluların Parçalanma Nedenleri
· Veraset anlayışı. (Ülkenin, hanedanın ortak malı sayılması)
· Yönetime küstürülen Oğuzların (Türkmenlerin) ayaklanmaları
· Haçlı Seferleri (Dolaylı)
· Doğudan gelen Moğol akınları
· Bâtınilerin çalışmaları.
· Bâtınilik; Şii mezhebinin radikal siyasi hareketinin doğurduğu hareket.
· Abbasi Halifelerinin egemenlik gücünü geri almak için yaptığı olumsuz çalışmalar
· Atabeylerin, merkezi otoritenin zayıflamasıyla, bağımsızlık ilanları

Büyük Selçuklu Devletine Bağlı Devletler

1. Horasan Selçukluları
2. Irak Selçukluları (1119 – 1194)
3. Kirman Selçukluları (1048 – 1187)
4. Suriye Selçukluları (1069 – 1118)
5. Türkiye (Anadolu) Selçukluları (1075 – 1308)

Atabeylikler
Atabey: Selçuklu şehzadelerini eğitmekle görevlendirilen tecrübeli devlet adamlarına atabey denir.
Atabeyler, merkezi otoritenin zayıflamasıyla bulun-dukları bölgelerde bağımsızlıklarını ilan ettiler.
1. Salgurlular (Fars Atabeyliği) (İran) (1148 – 1286)
2. İldenizliler (Azerbaycan Atabeyliği) (1146 – 1225)
3. Beğteginoğulları (Erbil Atabeyliği) (1144 – 1232)
4. Böriler (Şam Atabeyliği) (1128 – 1154)
5. Zengiler (Musul Atabeyliği) (1127 – 1259)

Harzemşahlar (1097–1231)

· Harzem yöresi, Aral Gölü ile Hazar denizi ara­sında kalan yerdir. Burada yaşayanlara Harzemşahlar denilmiştir.
· Harzemi yöneten Atsız adlı Türk beyi, Büyük Sel­çukluların zayıflamasından yararlanarak bağımsızlık ha­reketini başattı.
· Sultan Sencer’in Oğuzlara esir düşmesinden sonra Atsız bağımsızlığını ilan etti.
· Harzemliler zamanında İran’ı, Horasan’ı ve Afga­nistan’ı alarak Cengiz İmparatorluğuna sınır oldular.

· Harzemliler Cengiz Han’ın gönderdiği dostluk ker­vanını casuslukla suçlayarak imha edince, Moğol-Har­zem savaşları başladı.
· Cengiz Han’ın başlattığı sa­vaş­larla Harzemliler yıkılış sürecine girdi.
· Moğol istilası sonucu Harzem yöneticiler bir kısım halkla birlikte Kafkasya’ya ve Doğu Anadolu’ya çekilmek zorunda kaldı.
· Anadolu Selçuklu hükümdarı I. Alaaddin Keykubat, Harzemlilere Moğollara karşı bir ittifak kurul­masını önerdi. Harzemliler bunu reddede­rek Doğu Ana­dolu’yu almaya çalıştılar. Bu durum Yassı Çimen Sa­vaşı’na neden oldu.
· Harzemliler, Yassı Çimen Savaşı’nda yenildi (1230) ve tarihten silindi.

Eyyûbiler (1174–1250)

· Haçlı saldırısına uğrayan Fatimi Devleti’ne, yardım için gönderilen ordunun komutanı olan Selahattin Ey­yubî, Fatimi Devleti’ni yıkarak kendi Devleti’ni kurmuştur.
· Selahattin Eyyubî I. Haçlı Seferi’nde kurulmuş olan Kudüs Haçlı Krallığı’nı, Hittin Savaşı’nda yendi ve bu devleti yıktı. (1187) Bunun üzerine III. Haçlı seferi yapıldı. Selahattin Eyyubi III. Haçlı seferinde Kudüsü ba­şarıyla savundu.
· Devletin egemenlik alanı Hicaz’ı ve Güneydoğu Anadolu’yu kapsamıştır.
· Selahattin Eyyubi’den sonra başarılı hükümdarlar iktidarda görülmedi.
· Devlet iç isyanlar ve haçlı saldırıla­rıyla zayıfladı.
· Memluklu adı verilen askerlerin isyanları sonucu Eyyubi devleti yıkılmıştır.
· Eyyubiler devlet ve askerlik alanında Büyük Selçuklu­ları ve Abbasileri örnek almışlardır.

Memluklar (Kölemenler) (1250–1517)

· Eyyubi ordusunda devşirme usulü ile yetiştirilen Memluklu adı verilen askerlerin komutanlarından Aybey, Eyyubi Devleti’ne son vererek Memluklu Devleti’ni kurdu.
· Aybey, Mısır’a yönelik olan VII. Haçlı Ordusunu Mansura Savaşı’nda yenilgiye uğrattı.
· Sultan Kutuz zamanında, Arabistan’ı ve Akdeniz kıyılarını almayı amaçlayan Moğol ordularını (İlhanlıları) Suriye’de Ayncalut Savaşı’nda yenilgiye uğrattı (1260). Böylece Suriye, Mısır, Arabistan ve Akdeniz kıyıları Moğol isti­la­sından korundu. Memluklular, Moğol istilasını durduran tek dev­let oldu.

· Sultan Baybas, Abbasilerin yıkılışıyla sona eren Abbasi halifeliğini yeniden kurdu. Amaç, İslam dünyasının liderliğidir.
· Memlukluların egemenlik alanı Hicazı, Güneydoğu Ana­dolu’yu ve Çukurova’yı kapsamıştır.
· Fatih döneminde bozulan ilişkiler, II. Bayezıt döneminde savaşlara dönüştü.
· Yavuz Sultan Selim Memlukluları Mercidabık (1516) ve Ridaniye (1517) savaşlarında yenil­giye uğrattı ve yıktı.
· Hükümdarlık, hanedanlık anlayışına göre sürdü­rülmüştür. Buna rağmen çok yetenekli komutanlar da ik­tidara gelebilmiştir. Bu durum çok sayıda hükümdar de­ğişimine neden olduğu gibi başarılı kişilerin de hükümdar olabilmesini sağlamıştır.
· Resmi dil Arapça idi. Buna rağmen sarayda Türkçe konuşulurdu. Bunun nedeni devlet teşkilatında Türklerin bulunmasıdır.

TÜRK-İSLÂM DEVLETLERİNDE KÜLTÜR VE
UYGARLIK

1. Devlet Yönetimi

· Türkler Müslüman olduktan sonra da devlet yönetimi ile ilgili geleneklerine devam ettiler. Hükümdarlar, Allah’ın yeryüzündeki temsilcileri durumunda idi.
· Hükümdar, töre ve yasalara aykırı olmamak koşulu ile uygulamada mutlak hâkimdi. Ülke, hanedanının ortak malı sayılır ve hanedan üyeleri tarafından sultana bağlı olarak ortaklaşa yönetilirdi. Taht kavgaları bu sistemin bir sonucudur.
· Hü­kümdarların yasama, yürütme ve yargı yetkileri vardı. Orduya komuta etmek, halkın huzur ve refahını sağlamak, görev ve sorumlulukları arasındaydı.

· Karahanlılarda hükümdara han, kara, Gaznelilerde sultan adı verilirdi.
· Sultan ünvanını ilk kullanan Türk Hükümdarı Gazneli Mahmut (Sultan Mahmut) olmuştur.
· Selçuklular da önce yabgu daha sonra sultan ünvanı kullanıldı.
· Selçuklularda ilk divan teşkilatı, Melikşah döneminde Ni­zam-ül Mülk tarafından kuruldu.
· Devlet işleri Büyük Divan denilen yerde görüşülüp karara bağlanırdı. Divanın alt kademeleri vardı. Her alt kademede ayrı bir iş görülürdü. Gazneliler, divan teşkilatını Abbasilerden örnek aldılar.
· Ülkeler kolay yönetim için eyaletlere ayrılmıştı. Eyaletlerde melikler görev yapardı.
· Eyaletlerin başında hanedana mensup kişiler (melikler) bulunurdu. Meliklerin genç ve tecrübesiz olmaları halinde yanlarına Türkmen beyi (atabey) verilirdi.

Not: Ülkenin hükümdar ailesinin ortak malı sayıldığı düşüncesi bütün Türk Devletlerinde kabul görmüş ortak bir düşünce idi. Bu anlayış taht kavgalarına ve Türk devletlerinin kısa sürede yıkılmalarına neden olmuştur.

2.Adalet İşleri ve Hukuk

· Türk-İslam Devletlerinde hukuk, Şer’i ve Örfi olmak üzere ikiye ayrılırdı:
Şer’i Hukuk: Şeriat, din kuralları.
Örfî Hukuk: Gelenekler, töre.
· Şer’i hukuk ile ilgili davalara kadı bakardı.
· Örfi hukuk ile ilgili davalara bakan yüksek bir mahkeme vardı. Bu mahkemenin başı emir-i dad idi.
· Ordu içindeki anlaşmazlıklara “kadıasker” (kazasker) bakardı.

3. Ordu

· Türk Devletlerinde ordu sürekli olarak önemini korumuş bir kurumdur. Türk devlet anlayışında ve Türk Milleti’nin kültüründe ordu kavramı her zaman için büyük önem taşımıştır.
· İslam öncesinde olduğu gibi, İslam sonrası da Türk Devletleri ‘nde ordu büyük önem taşımaya devam etti.
· Karahanlı Devleti’nde ordu çeşitli Türk boylarından oluşuyordu. (Karahanlı Devleti kuruluş itibari ile tamamen Türk özelliği taşıyan bir devlettir.)
· Gazneliler Devleti’nde ise durum biraz daha farklı idi. Gazneliler Devleti’nin kuruluş itibari ile çok milletli bir yapıya sahipti. Bu durum orduda da kendini göstermişti. Gazneli ordusu birçok milletten oluşuyordu.

· Büyük Selçuklu Devleti’nde Türk ordusu çok daha gelişmiş ve büyümüştür. Büyük Selçuklu ordusu altı ayrı bölümden oluşuyordu. Bunlar:
1. Gulemân-ı Saray: Çeşitli milletlerden toplanan kölelerin özel bir eğitimle saray için yetiştirilmesi ile oluşmuş askerlerdir.
2. Hassa Askerleri: Çeşitli Türk boylarından oluşan atlı askeri birliklerdir.
3. Melik ve Vali askerleri: Melikler ve valilerde savaş zamanı emrindeki askerlerle Sultan’ın ordusuna katılırdı.
4. Bağlı Devlet ve Beyliklerin Askerleri: Büyük Selçuklu Devleti’ne bağlı devlet ve beylikler de savaşa zamanı Büyük Selçuklu Devleti’ne asker verirlerdi.(Ermeni ve Gürcü krallıkları gibi)
5. Türkmenler: Göçebe olarak yaşayan Türkmenler savaş ortamına her an hazır bulunurlar ve gönüllü olarak Sultan’ın ordusuna katılırlardı.
6. Sipahiler: İkta (toprak sahibi) olanların, gelirlerinin bir bölümü ile beslemek zorunda oldukları askerleridir. Buna göre ülke toprakları vergi gelirlerine göre bölümlere ayrılırdı. bu bölümlere İkta denirdi.

Bu toprakları işleyen çiftçiler, devlete vermeleri gereken vergiyi “Sipahi”ye verirlerdi. Sipahi de gelirinin bir bölümü ile atlı asker yetiştirirdi. Bu sisteme Osmanlı Devleti döneminde “Tımar “adı verilmiştir.
Not: İkta sistemi ilk defa Büyük Selçuklu Devleti veziri olan Nizamül- Mülk tarafından uygulanmıştır.

4. Din ve İnanış

· Türkler İslam dinine girdikten sonra bu dinin liderliğini üstlenmişlerdi. İslam dinini geniş alanlara yaymak için fetih hareketlerine girişmişler ve Türkler sayesinde İslam dini çok geniş alanlara yayılmış ve bir dünya dini haline gelmiştir.
· Bugün, Pakistan, Hindistan, Afganistan, Balkanlar gibi coğrafyalarda İslam dininin yayılması Türkler sayesinde olmuştur.
· Türkler İslam dininin daha çok Sünni- Hanefi ekolünü benimsemişlerdir. Hanefi mezhebine Türk mezhebi de denmektedir. Sünni İslam anlayışı yaymak ve korumak için mücadele etmişlerdir.
Not: Nizam’ül Mülk’ün açmış olduğu Nizamiye medreselerinin amacı Sünni İslam anlayışını korumak ve geliştirmekti.

Tarikatlar

· Türkler arasında sûfîlik (tasavvuf) anlayışı da oldukça gelişmiştir. Sûfilik hareketi sonucunda birçok tarikat ortaya çıkmıştır.
· Bunların başlıcaları; Rifailik, Kadirilik, Kübrevilik, Yesevilik, Ekberilik’tir.
· Bunlardan Yeseviliğin kurucusu bir Türk-İslam alimi olan Hoca Ahmet Yesevi ‘dir. Hoca Ahmet Yesevi İslam Dini’nin Türkistan’da (Orta Asya) yayılmasında çok önemli bir role sahiptir. Bugün dahi Türkistan’da Hoca Ahmet Yesevi, bütün Türk boyları tarafından saygıyla anılmaktadır.

5. Ekonomik Hayat

· Türk-İslam devletlerinde ekonomik hayat Büyük Selçuklu Devleti zamanında büyük bir gelişme gösterdi. Ticaret yolları üzerine hanlar ve kervansaraylar inşa edildi.

Toprak Yönetimi
Türk-İslam devletlerinde ülke toprakları yönetim bakımından dört ayrı bölüme ayrılmıştı. Bunlar;
1. Has Toprakları: vergi gelirleri Sultan’a ait topraklardır.
2. İkta Toprakları: Gelirleri, Hizmet ve maaş karşılığı olarak kumandanlara, askerlere ve devlet adamlarına bırakılan topraklarıdır. (İkta sahibi olan devlet adamı veya komutan belirli sayıda devlete asker yetiştirmek zorundaydı.)
3. Mülk Toprakları: Kişilere ait topraklardır. Sahibi toprağı istediği gibi kullanma hakkına sahiptir.
4. Vakıf Toprakları: Okul, hastane gibi sosyal kurumların ihtiyaçlarını karşılamak için devlet tarafından bu kurumlara verilen topraklardır.
Timur Devleti zamanında Tarım ve ticaretle uğraşanlardan alınan vergiye tamga adı verilmiştir.

6. Dil ve Edebiyat

· Karahanlı Devleti’nde resmi dil Türkçe idi. Resmi yazılar Uygur alfabesi ile yazılıyordu. Karahanlı Devleti’nin bu milli kimliği sayesinde bu dönemde Türk kültürü oldukça gelişmiş ve Türk kültürü açısından çok önemli olan birçok eser yazılmıştır.
· Gaznelilerde ve Büyük Selçuklu Devleti’nde ise durum biraz daha farklı idi. Bu devletlerde bilim dili Arapça idi. Resmi dil olarak da Farsça kullanılıyordu. Halk ise Türkçe konuşuyordu.

Bu dönemlerde Türk kültür tarihi için önem taşıyan belli başlı eserler ve yazarları şunlardır.
a. Divan-ı Lügat-it Türk ® Kaşgarlı Mahmud: Türkçe ‘nin zengin bir dil olfuğunu göstermek ve Araplara Türkçe öğretmek amaci ile yazılmış bir eserdir.
b. Şehname ® Firdevsi
c. Divan-ı Hikmet ® Hoca Ahmet Yesevi
d. Atabet’ül Hakayık ® Edip Ahmet
e. Kutadgu Bilig ® Yusuf Has Hacip

· Moğollar kültür ve medeniyet alanında Türklerden önemli ölçüde etkilenmişlerdir. Bu dönemde Çağatay lehçesi bütün Orta Asya da etkinliğini arttırmıştı.
· Timur Devleti döneminin en ünlü yazar ve şairi Ali Şir Nevai’dir. Ali Şir Nevai, Türkçe’nin Farsça’dan üstün bir dil olduğunu göstermek amacı ile Muhakemet-ü’l Lugateyn adlı bir eser yazmıştır.
· Babür Şah da Çağatay lehçesi ile şiirler yazmıştır. Özbek Hanlıklarından Hive Han’ı Ebu’l Gazi Bahadır Han’ın yazmış olduğu Secere-i Türki ve Secere-i Terakkime dönemin ünlü diğer eserleridir.

7. Bilim ve Sanat:

· Türk hükümdarları âlimleri korudular. İlim, edebiyat ve sanatın hamisi olarak büyük hizmetler yaptılar. Ülkeyi; cami, medrese kütüphane, hastane, imaret ve kervansaraylarla donattılar, Bunlara bağlı vakıflar kurarak varlıklarının devamını sağladılar.
· Karahanlılar döneminde Türkistan’da bulunan Semerkant, Buhara, Kaşgar gibi şehirler önemli bilim ve sanat merkezleri olmuştu.

· Selçuklularda ilk medrese, Tuğrul bey zamanında Nişabur’da açıldı.
· Alp Arslan döneminde medreseler devlet himayesi altına alındı. Nizam-ül Mülk’ün gayreti ile nizamiye medresesi kuruldu (1067).
· Daha sonra nizamiye medreseleri birçok ilde açıldı. Bu medreselerde İslami bilenlerin yanında müspet bilimlerde okutuldu.

Büyük Türk-İslâm Bilginleri

  •  Farabi  Felsefe
  •  İbn-i Sina  Tıp
  •  Uluğ Bey  Astronomi
  •  Biruni  Matematik
  •  Barani  Trigonometri
  •  Ali Kuşcu  Astronomi

Sanat

Türk-İslam devletlerinde gelişen başlıca sanat dalları, çinicilik, minyatür, tezhip, ebru, süsleme, hat, oymacılık, kakmacılık ve mimaridir.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya girin

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.